Değer Artış Payı Alacağı: Eşin Evine Katkı Nasıl Hesaplanır
Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın (çoğunlukla evin) alınmasına, iyileştirilmesine ya da korunmasına karşılıksız katkıda bulunması halinde, mal rejimi tasfiye edilirken o malın bugünkü değeri üzerinden katkısı oranında isteyebildiği alacaktır (TMK m. 227). Hesap özetle şöyledir: katkı tutarı malın edinme bedeline bölünür, çıkan oran malın tasfiye tarihindeki rayiç değeriyle çarpılır. Örneğin 400.000 TL’ye alınan ve eşin adına kayıtlı daireye 100.000 TL katkı yapan eşin katkı oranı yüzde 25’tir; dairenin tasfiye tarihindeki rayiç değeri 6.000.000 TL ise değer artış payı alacağı 1.500.000 TL olur.
İki noktaya özellikle dikkat edin: Değer, karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değerdir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yıllar önce alınmış bir bilirkişi raporuna göre yapılan hesabı bozma sebebi sayıyor. Katkı da belgeyle ispatlanmalıdır; banka dekontu, kredi kaydı, tadilat faturası ve ziynet bozdurma kaydı gibi belgeler olmadan yapılan sözlü iddialar çoğu zaman sonuç vermez.
İçindekiler
Değer artış payı alacağı nedir?
Değer artış payı alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde bir eşin, diğer eşin malına yaptığı katkının karşılığını o malın güncel değeri üzerinden geri almasını sağlayan alacaktır. Katkı yapılan tutarı değil, katkının mal içindeki oranını korur. Bu yüzden ev fiyatlarının hızla arttığı dönemlerde, yıllar önce yapılan küçük bir katkı bile büyük bir alacağa dönüşebilir.
Türk Medeni Kanunu‘nun 227. maddesi üç fıkradan oluşur:
“Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.
Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.”
Değer artış payı alacağının şartları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin son kararlarında tekrarlanan ilkelere göre alacağın doğması için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
- Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olmalı. Sözleşmeyle başka bir rejim seçilmemişse 1 Ocak 2002’den sonraki dönemde bu rejim kendiliğinden uygulanır (TMK m. 202). 2002 öncesi edinilen mallar için katkı payı alacağı kuralları geçerlidir.
- Katkı diğer eşe ait bir mala yapılmalı. Malın diğer eşin kişisel malı ya da edinilmiş malı olması sonucu değiştirmez. Tapuda eşin adına kayıtlı ev, araba, işyeri ya da şirket payı bu kapsamdadır.
- Katkı malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik olmalı. Peşinat edinmeye, kat ilavesi ve tadilat iyileştirmeye, malı kurtaran borç ödemesi korumaya örnektir.
- Katkı karşılıksız ya da uygun bir karşılık alınmadan yapılmalı. Borç olarak verilen ve geri ödenen para değer artış payı doğurmaz.
- Katkı parasal ya da parayla ölçülebilen bir değer olmalı. Yargıtay “esaslı katkı” aramakta ve maddi ya da hizmet değeriyle yapılan katkıyı kabul etmektedir.
Katkının eşin kişisel malından (miras, ziynet, evlilik öncesi birikim) ya da edinilmiş malından (maaş, kira geliri) yapılmış olması alacağı ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. HD, 06.11.2025 tarihli ve 2024/7103 E., 2025/9630 K. sayılı kararında bu iki ihtimali de açıkça kabul etmiştir. Ancak katkının kaynağı, hesabın nasıl yapılacağını etkiler; bu konuya aşağıda değiniyoruz.
Hangi katkılar değer artış payı doğurur?
Eşin evine katkı uygulamada en çok şu yollarla yapılır: eşin adına alınan eve verilen peşinat, ödenen kredi taksitleri, bozdurulan ziynetler ve evde yapılan tadilat. Hangisinin hangi alacağa dönüşeceğini katkının kaynağı ve zamanı belirler.
| Katkı türü | Tipik örnek | Nasıl ispatlanır | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|---|
| Peşinat ve satın alma bedeli | Evlilik öncesi birikimle eşin adına alınan evin peşinatını ödemek | Banka havalesi, satıcıya yapılan ödeme dekontu, tapu harcı makbuzu | Para önce kendi hesabınızdan çıkmış olmalı |
| Bozdurulan ziynet | Düğünde takılan bileziklerin evin alımında kullanılması | Kuyumcu satış belgesi, tarih uyumu, görgüye dayalı tanık | Ziynet kadının kişisel malıdır; bozdurma ile ev alımı arasındaki bağ gösterilmeli (TMK m. 220) |
| Aileden gelen para | Annenin ya da babanın gönderdiği paranın eşin adına alınan eve harcanması | Para transferi kaydı, gönderenin beyanı | Paranın kime bağışlandığı (size mi, çifte mi) ayrıca araştırılır |
| Kredi taksitleri | Eşin adına kayıtlı evin konut kredisini sizin ödemeniz | Kredi sözleşmesi, ödeme planı, hesap dökümü | Mal rejimi sona ermeden önce ve sonra ödenen taksitler farklı nitelendirilir |
| İyileştirme | Tadilat, kat ilavesi, müstakil eve ek bina | Fatura, usta sözleşmesi, ruhsat, keşifte yapılan tespit | Tadilatsız ve tadilatlı değer ayrı ayrı belirlenir |
| Koruma | Eşin evi üzerindeki haczi ya da ipotek borcunu ödemek | İcra dosyası, bankaya yapılan ödeme dekontu | Borcun malı kurtarmaya yönelik olduğu görülmeli |
Ziynetle yapılan katkı
Düğünde takılan ziynetler kadının kişisel malı sayılır. Bunlar bozdurularak kocanın adına kayıtlı bir evin alımında kullanılmışsa kadının değer artış payı alacağı doğar.
Yargıtay 2. HD, 25.04.2024 tarihli ve 2023/6247 E., 2024/2816 K. sayılı kararıyla böyle bir hesabı onamıştır. Olayda ziynetlerin bozdurulduğu kuyumcu belgesi, tanık beyanları ve davalının duruşmadaki beyanıyla ispatlanmış, evin baba tarafından alındığı savunması ise ispat edilememiştir.
Katkı bazen zincirleme olur. Yargıtay 2. HD, 15.05.2025 tarihli ve 2024/5603 E., 2025/5131 K. sayılı kararında, kadının el işiyle kazandığı parayla aldığı 12 burma bileziğin önce kocanın başka bir dairesine, o dairenin satış bedelinin de sonradan alınan eve aktarıldığını kabul etmiştir. Daire, katkının görgüye dayalı tanık beyanlarıyla ispatlandığını belirterek ret kararını bozmuştur.
Katkı sayılmayan ya da başka yola giden durumlar
- Ev işleri ve çocuk bakımı: Yargıtay parasal ya da parayla ölçülebilir bir katkı aradığı için yalnız bu emeğe dayanan talep ispat bakımından zayıftır. Bu emek yine de karşılıksız kalmaz, çünkü katılma alacağı katkı şartı aramaz.
- Borç olarak verilen para: Geri ödeme şartıyla verilmişse ortada bir ödünç ilişkisi vardır. Bu alacak değer artış payı olarak değil, genel hükümlere göre istenir.
- Eşin anne-babasına ait eve katkı: TMK 227, katkının diğer eşe ait bir mala yapılmasını arar. Kayınpederin adına kayıtlı eve yapılan harcamalar bu maddenin dışında kalır ve genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Değer artış payı ile katılma alacağı arasındaki fark
Katılma alacağı kanundan doğar ve katkı şartı aramaz; değer artış payı ise ancak ispatlanan bir katkının karşılığıdır. İkisi aynı davada birlikte istenebilir ve Yargıtay kararlarında dava türü çoğu zaman “değer artış payı ve katılma alacağı” olarak yazılır. Katılma alacağının dört adımlı hesabını, edinilmiş–kişisel mal ayrımını ve örnek tasfiye tablosunu boşanmada mal paylaşımı rehberinde anlattık; bu yazı yalnızca değer artış payına odaklanır.
| Ölçüt | Değer artış payı alacağı | Katılma alacağı |
|---|---|---|
| Dayanak | Eşin belirli bir malına yapılan katkı (TMK m. 227) | Kanundan doğan pay (TMK m. 231, 236) |
| Neyi karşılar | Diğer eşin belirli bir malına yapılan katkıyı | Diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerden payı |
| Katkı şartı | Var; katkıyı talep eden eş ispatlar | Yok; gelir ya da katkı aranmaz |
| Hangi mallar | Kişisel ve edinilmiş mallar | Yalnız edinilmiş mallar (TMK m. 219) |
| Tutar | Katkı oranı × malın tasfiye tarihindeki değeri | Artık değerin yarısı (TMK m. 236/1) |
| Değer düşerse | Katkının başlangıçtaki değeri korunur (TMK m. 227/1) | Koruma yok; düşen değer esas alınır |
| Zina ve hayata kast | Etkilemez; kural yalnız artık değerdeki payı düzenler | Hakim kusurlu eşin payını azaltabilir ya da kaldırabilir (TMK m. 236/2) |
İki alacak aynı evde nasıl bir araya gelir?
Eşin adına kayıtlı ev onun edinilmiş malıysa hesap iki adımda yapılır. Önce katkı oranına göre değer artış payı bulunur ve evin güncel değerinden düşülür. Kalan kısımdan varsa borçlar ve denkleştirme kalemleri de çıkarıldıktan sonra artık değerin yarısı katılma alacağı olur.
Yargıtay 2. HD’nin 25.04.2024 tarihli ve 2023/6247 E., 2024/2816 K. sayılı onama kararında yerinde bulunan yöntem budur. Ziynet katkısı için değer artış payı, evin kalan değeri için katılma alacağı hesaplanmıştır.
Talebin doğru kurulması
Hakim, tarafın talebiyle bağlıdır ve istenmeyen bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Yalnız değer artış payı istenen bir davada katılma alacağına hükmedilemez; tersi de geçerlidir. Katkının kaynağı (kişisel mal mı, edinilmiş mal mı) yargılama sırasında farklı nitelendirilebileceğinden dilekçede iki alacağın birlikte talep edilmesi güvenli yoldur.
Değer artış payı nasıl hesaplanır?
Değer artış payı hesaplaması üç veriye dayanır: katkının yapıldığı tarihteki değeri, malın edinme tarihindeki değeri ve malın karar tarihine en yakın rayiç değeri. Önce katkı oranı bulunur, sonra bu oran güncel değerle çarpılır.
Katkı oranı = Katkının yapıldığı tarihteki değeri ÷ Malın edinme tarihindeki değeri
Değer artış payı = Katkı oranı × Malın tasfiye tarihindeki rayiç değeri
Bu yöntem, Yargıtay 2. HD’nin 25.04.2024 tarihli ve 2023/6247 E., 2024/2816 K. sayılı kararıyla onanan hesapta açıkça yer alır: ziynetlerin edinme tarihindeki değeri evin edinme tarihindeki değerine oranlanmış, çıkan oran evin tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle çarpılmıştır. Güncel değer belirlenirken malın, mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu esas alınır (TMK m. 228/1).
Kendi rakamlarınızla hesap yapmak için değer artış payı hesaplama aracını kullanabilirsiniz; araç, mal değer kaybetmişse katkının başlangıçtaki değerini esas alır.
Örnek 1: Ev değer kazanmışsa
Ayşe ile Mehmet 2014’te evlendi. 2016’da Mehmet adına 500.000 TL’ye bir daire alındı. Bedelin 150.000 TL’si Ayşe’ye babasından kalan mirastan, kalan 350.000 TL’si Mehmet’in evlilik süresince kazandığı maaştan ödendi. Borç yok; dairenin karar tarihine en yakın rayiç değeri 7.000.000 TL.
- Katkı oranı: 150.000 / 500.000 = yüzde 30
- Değer artış payı: yüzde 30 × 7.000.000 = 2.100.000 TL
- Artık değer: 7.000.000 − 2.100.000 = 4.900.000 TL
- Katılma alacağı: 4.900.000 / 2 = 2.450.000 TL
- Ayşe’nin toplam alacağı: 2.100.000 + 2.450.000 = 4.550.000 TL
Ayşe yalnız 150.000 TL’yi geri isteseydi alacağının küçük bir kısmını almış olurdu. Değer artış payının asıl işlevi, katkının malın değer artışından oranı kadar pay almasını sağlamaktır.

Örnek 2: Mal değer kaybetmişse
Can, 2022’de eşi Elif adına 1.000.000 TL’ye alınan araca 250.000 TL katkı yaptı. Araç ağır hasar geçirdi ve karar tarihindeki değeri 600.000 TL’ye düştü.
Oransal hesap yüzde 25 × 600.000 = 150.000 TL verir. Ancak TMK 227/1, değer kaybı halinde katkının başlangıçtaki değerinin esas alınacağını söyler. Bu yüzden Can’ın alacağı 250.000 TL‘dir; katkı yapan eş değer kaybına katılmaz.
Tadilat ve kat ilavesinde iki aşamalı hesap
Ev alındıktan sonra tadilat ya da kat ilavesi yapılmışsa tek bir oranla hesap yapılmaz. Yargıtay 2. HD, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararını incelediği 09.10.2025 tarihli ve 2024/5879 E., 2025/8484 K. sayılı kararında şu sırayı aradı:
- Evin tadilatsız edinme değeri ve tadilatsız güncel değeri belirlenir; satın almadaki katkılar için değer artış payı ve katılma alacağı bunun üzerinden hesaplanır.
- İyileştirmenin evin değerinde yarattığı artış oranı ayrıca tespit edilir ve bu kısım için ayrıca değer artış payı belirlenir.
Bu yüzden keşifte bilirkişiden evin hem tadilatlı hem tadilatsız rayiç değerini istemek gerekir. Tek değer içeren bir rapor, tadilata yapılan katkının kaybolmasına yol açabilir.
Hangi tarihteki değer esas alınır?
Malın niteliği mal rejiminin sona erdiği tarihe, değeri ise karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir. Bu ayrım, ev fiyatlarının hızla değiştiği dönemlerde alacağın tutarını doğrudan değiştirir.
- Sona erme tarihi: Boşanma davasında mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır (TMK m. 225/2). Malın o tarihteki durumu (kat sayısı, tadilatın yapılıp yapılmadığı, aşaması) esas alınır.
- Tasfiye tarihi: Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir. Bölge Adliye Mahkemesi kendisi hüküm kurarsa onun karar tarihi esas alınır.
Eski bilirkişi raporu bozma sebebidir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karar tarihinden aylar ya da yıllar önce belirlenmiş değere dayanılan hükümleri istikrarlı biçimde bozuyor:
| Karar | Esas alınan değerin yaşı | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 2. HD, 23.06.2026 (2025/4963 E., 2026/6988 K.) | Yaklaşık 4 yıl | Bozma; değer artış payı ve katılma alacağı güncel değerle yeniden hesaplanacak |
| Yargıtay 2. HD, 06.11.2025 (2024/7103 E., 2025/9630 K.) | Yaklaşık 2 yıl | Bozma; güncel değer yeniden belirlenecek (İzmir 17. Aile Mahkemesi kaynaklı dosya) |
| Yargıtay 2. HD, 13.02.2025 (2024/9601 E., 2025/1446 K.) | Yaklaşık 3 yıl | Bozma; değer artış payı ve katılma alacağı güncel değerle yeniden hesaplanacak |
Bu kararlarda tekrarlanan formül açıktır: Önceki karar bozulduğunda değer de güncelliğini yitirir. Mahkeme, bozmadan sonra vereceği yeni karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri yeniden belirlemelidir.
Pratik sonuç: Dosyada alınan rapor eskidiyse karar duruşmasından önce güncel değer için ek rapor ya da yeni keşif talep edilmelidir. Bu talep yapılmazsa hüküm istinaf ya da temyiz aşamasında bozulabilir ve dava yıllarca uzayabilir.
Kredi taksitleri değer artış payına nasıl yansır?
Kredi taksitlerinde belirleyici tarih, boşanma davasının açıldığı gündür. Bu tarihe kadar evlilik içinde ödenen taksitler kural olarak edinilmiş maldan ödenmiş sayılır ve katılma alacağı hesabına girer. Bu tarihten sonra bir eşin kendi gelirinden ödediği taksitler ise onun kişisel malından yapılmış katkıdır ve değer artış payı doğurabilir.
| Ödeme zamanı | Nitelendirme | Doğurduğu alacak |
|---|---|---|
| Evlilikten önce | Ödeyen eşin kişisel malı | Kişisel mal payı Hesaptan düşülür |
| Evlilik içinde, dava tarihine kadar | Aksi ispatlanmadıkça edinilmiş mal (TMK m. 222/3) | Katılma alacağı Artık değere katılma hesabına girer |
| Dava tarihinden sonra | Ödeyen eşin kişisel malı | Değer artış payı Diğer eşin malına ödeniyorsa |
Yargıtay 2. HD’nin iki yeni kararı bu ayrımı açıkça ortaya koyuyor:
- 07.04.2026 tarihli, 2025/5140 E., 2026/3750 K. (İzmir 19. Aile Mahkemesi kaynaklı): Eşler evi yarı yarıya aldı. Kadın, kocasının hissesine düşen borcu ödemek için kendi adına kredi çekti. Daire, mal rejimi sona erene kadar ödenen 13 taksit için katılma alacağını, sonrasında ödenen taksitler için değer artış payını hesaplamayı şart koştu ve ret kararını bozdu.
- 19.06.2025 tarihli, 2024/5329 E., 2025/6168 K.: Önce erkek adına alınıp sonra kadına satışla devredilen evin konut kredisini erkek ödemeye devam etmişti. Daire, kredinin mal rejimi sona erdikten sonra ödenen kısmı için erkek lehine değer artış payı hesaplanması gerektiğini belirtti.
Kalan kredi borcu nasıl düşülür?
Dava tarihinde henüz vadesi gelmemiş taksitler evin borcu sayılır ve evin güncel değerinden düşülür. Yargıtay 2. HD, 07.05.2026 tarihli ve 2025/5557 E., 2026/5267 K. sayılı kararında Daire’nin yerleşik hesap yöntemini şöyle özetledi:
- Dava tarihinde ödenmemiş kredi borcunun toplam kredi borcuna oranı bulunur.
- Bu oran, kredinin evin toplam satın alma bedeli içindeki payına dönüştürülür.
- Çıkan oran evin karar tarihine en yakın rayiç değeriyle çarpılarak borç miktarı bulunur.
- Bu borç güncel değerden düşülür; kalan tutar değer artış payı ve katılma alacağı hesabında kullanılır.
Aynı kararda Daire iki hatayı daha bozma sebebi saydı. Bilirkişi, taksit sayısı oranı yerine yalnız ödenen anapara tutarlarını toplamıştı. Ayrıca dava tarihinden sonra heyelan nedeniyle evde oluşan hasar güncel değerden düşülmüştü; oysa malın mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu esas alınmalıydı.
Dikkat: Evlilikten önce bir eşin kendi adına aldığı evin kredisi evlilik içinde ödenmişse, diğer eşin talebi kural olarak değer artış payı değil, denkleştirme (TMK m. 230) yoluyla katılma alacağıdır. Katkı kendi kişisel malınızdan yapılmışsa değer artış payı da ayrıca gündeme gelir.
Ev satılmış ya da başkasına devredilmişse ne olur?
Katkı yapılan mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa değer artış payı alacağı ortadan kalkmaz; bu durumda hakim alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Yani malın satılmış olması, katkı yapan eşin hakkını tek başına yok etmez.
Üç farklı durum ayrı değerlendirilir:
- Satış bedeliyle başka bir mal alınmışsa: Katkı yeni mala taşınır. Yargıtay 2. HD’nin 15.05.2025 tarihli ve 2024/5603 E., 2025/5131 K. sayılı kararında, bileziklerle eski daireye yapılan katkı bu dairenin satışıyla alınan yeni dairede hesaba katılmıştır.
- Mal satılıp bedel harcanmışsa: Hakim, satış tarihi, satış bedeli ve katkı oranı gibi verileri dikkate alarak hakkaniyete göre bir tutar belirler (TMK m. 227/2).
- Mal, alacağı azaltmak kastıyla devredilmişse: Katılma alacağı bakımından bu devirler “eklenecek değer” sayılır ve mal mevcutmuş gibi hesaba katılır (TMK m. 229 ve 235/2). Muvazaalı bir devir varsa tapu iptali ve tescil talebi de ayrıca gündeme gelebilir.
Dava sürerken satışı önlemek
Değer artış payı bir alacak hakkıdır; katkı yapan eş kural olarak tapuda pay isteyemez. Bu nedenle evin dava sürerken satılması risk oluşturur. Dava açılırken ihtiyati tedbir talep edilmesi, ev aile konutu ise tapuya aile konutu şerhi konulması bu riski azaltır. Mal kaçırma şüphesinde izlenecek yolları boşanmada mal paylaşımı rehberimizde ayrıca anlattık.
Değer artış payında ispat: hangi belgeler gerekir?
Katkıyı ispat yükü, alacağı isteyen eştedir (TMK m. 6). Kanun ayrıca bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılacağını kabul eder (TMK m. 222/3). Bu yüzden katkının kişisel maldan (miras, ziynet, evlilik öncesi birikim) yapıldığını da ayrıca göstermeniz gerekir.
Dava öncesi toplanması gereken belgeler
- Evin tapu kaydı, resmi satış senedi ve satış bedelini gösteren belgeler
- Peşinat ve satıcıya yapılan ödemelere ait banka dekontları ve hesap ekstreleri
- Kredi sözleşmesi, ödeme planı ve taksitlerin hangi hesaptan ödendiğini gösteren dökümler
- Ziynetlerin bozdurulduğunu gösteren kuyumcu fişi ya da faturası, düğün fotoğraf ve videoları
- Miras ya da bağış yoluyla gelen parayı gösteren mirasçılık belgesi, havale kaydı ve açıklamaları
- Tadilat ve kat ilavesine ait faturalar, usta sözleşmeleri, ruhsat belgeleri, öncesi ve sonrası fotoğraflar
- Katkıyı bizzat gören tanıkların listesi
Tanık ve ikrar
Yargıtay, belgeyle desteklenen ya da görgüye dayanan tanık beyanlarına itibar ediyor. Yargıtay 2. HD’nin 15.05.2025 tarihli kararında bilezik katkısı, davalının kendi tanığının görgüye dayalı beyanı da dahil olmak üzere tanık anlatımlarıyla ispatlanmış sayıldı. Buna karşılık duyuma dayanan, tarih ve tutar vermeyen tanık beyanları çoğu zaman yetersiz kalır.
Karşı tarafın duruşmadaki beyanları da güçlü bir delildir. Mahkeme önünde ikrar edilen vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez (HMK m. 188/1). 25.04.2024 tarihli onama kararına konu olayda ziynetlerin eve harcandığı, belgeler ve tanıkların yanında davalının duruşmadaki beyanıyla da sabit görülmüştü.
“Evi babam aldı” savunması
Eşin adına kayıtlı evin aslında kendi ailesi tarafından alındığı ya da bağışlandığı sıkça ileri sürülür. Bu savunma evi kişisel mal yapmaya yöneliktir ve edinilmiş mal karinesine karşı ispat yükü onu ileri süren eştedir. Yukarıdaki onama kararında babanın senetlerle ödeme yaptığı savunması ispatlanamamış, kadının değer artış payı ve katılma alacağı birlikte kabul edilmiştir.
Değer artış payı davası nasıl açılır?
Değer artış payı, mal rejiminin tasfiyesi davası içinde aile mahkemesinde istenir. 2026 itibarıyla dava açma tekniği değişti: belirsiz alacak davası kaldırıldı, yerine kısmi davada bir defalık artırım imkanı geldi.
Görevli ve yetkili mahkeme
- Görev: Aile mahkemesi; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
- Yetki (TMK m. 214): Boşanmada boşanma davasına bakmaya yetkili mahkeme, ölümde ölenin son yerleşim yeri mahkemesi, diğer hallerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi.
- Boşanmayla ilişkisi: Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir. Uygulamada bu talep ayrı bir esasa kaydedilir ve boşanma kararının kesinleşmesi beklenir.
Zamanaşımı
Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Süre boşanmada boşanma kararının kesinleştiği tarihten, ölümde ölüm tarihinden itibaren işler. Anlaşmalı boşanmada protokolün mal rejimine ilişkin hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir; bu konuya sık yapılan hatalar bölümünde değiniyoruz.
2026 sonrası: kısmi dava ve HMK 109/4
Değer artış payının tutarı ancak keşif ve bilirkişi incelemesiyle netleşir. Bu tür alacaklar için uzun süre kullanılan belirsiz alacak davası (HMK m. 107), 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı (RG 31.07.2026, sayı 33326).
Aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109‘a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir. Artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Uygulamada bunun anlamı şudur:
- Dava, tahmini bir kısım için ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılır (HMK m. 109/1 ve 109/3).
- Keşif ve bilirkişi raporuyla evin güncel değeri ve katkı oranı belirlenir.
- Talep, tahkikat sona ermeden bir kez artırılır. Artırım hakkı tek seferlik olduğundan, güncel değer belirlenmeden erken kullanılmamalıdır.
31.07.2026’dan önce belirsiz alacak davası olarak açılmış davaların durumu için belirsiz alacak davasının kaldırılması yazımıza bakılabilir.
Faiz ve ödeme
- Faiz: Aksine anlaşma yoksa değer artış payına tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürütülür (TMK m. 239/3). Tasfiye tarihi karar tarihi kabul edildiğinden uygulamada yasal faiz karar tarihinden başlatılır.
- Ödeme şekli: Alacak para olarak ya da mal verilerek ödenebilir; ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır (TMK m. 239/1).
- Erteleme: Derhal ödeme borçlu eş için ciddi güçlük yaratıyorsa uygun bir süre ertelenmesi istenebilir; koşullar gerektiriyorsa güvence de istenebilir (TMK m. 239/2 ve 239/3).
Yazılı anlaşmayla vazgeçme ve eşin ölümü
Değer artış payından önceden vazgeçilebilir mi?
Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir ya da pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/3). Örneğin bir eş, diğerinin adına alınan eve verdiği paranın değer artışına katılmayacağını, yalnız verdiği tutarı geri alacağını kararlaştırabilir.
Madde, bu anlaşma için yazılı şekil öngörür. Mal rejiminin tümünü değiştiren bir mal rejimi sözleşmesi ise noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılmalıdır (TMK m. 205). İspat ve geçerlilik tartışmalarını önlemek için büyük tutarlı katkılarda anlaşmanın tarih, tutar ve mal belirtilerek yazılı yapılması önemlidir.
Eşlerden biri ölürse değer artış payı ne olur?
Mal rejimi ölümle de sona erer (TMK m. 225/1) ve tasfiye boşanmadaki ilkelere göre yapılır. Fark, karşı tarafın artık eş değil mirasçılar olmasıdır.
- Sağ kalan eş katkı yapmışsa: Ölen eşin adına kayıtlı eve yaptığı katkı için değer artış payını mirasçılara karşı ister. Bu alacak terekenin borcudur ve miras paylaşımından önce ayrılır.
- Ölen eş katkı yapmışsa: Alacak terekeye dahildir; mirasçılar sağ kalan eşe karşı bu alacağı ileri sürebilir.
- Yetki: Dava, ölenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 214/1).
Sağ kalan eş ayrıca birlikte yaşadıkları konut üzerinde, katılma alacağına mahsup edilmek üzere intifa ya da oturma hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 240). Bu hak değer artış payına değil katılma alacağına bağlıdır. Konunun ayrıntılarını ölen eşin katılma alacağı yazımızda anlattık.
Değer artış payı davalarında sık yapılan hatalar
Bu davalarda hak kaybının çoğu esastan değil, hesap ve usul hatalarından doğar. En sık karşılaşılan sekiz hata şunlardır:
- Yalnız verilen parayı geri istemek. Değer artış payı nominal tutarı değil, katkının mal içindeki oranını korur. Katkıyı borç gibi talep etmek alacağı ciddi biçimde küçültebilir.
- Talebi eksik kurmak. Hakim talep edilmeyen alacağa hükmedemez (HMK m. 26). Değer artış payı ile katılma alacağının birlikte istenmemesi, katkının kaynağı yargılamada farklı nitelendirildiğinde hak kaybına yol açabilir.
- Eski bilirkişi raporuyla yetinmek. Karar tarihinden aylar ya da yıllar önceki değere dayanan hüküm bozulur. Karar aşamasında güncel değer için ek rapor istenmelidir.
- Tadilatlı ve tadilatsız değeri ayırmamak. İyileştirmeye yapılan katkı, evin tek bir değer üzerinden hesaplanması halinde kaybolabilir.
- Kredi taksitlerini dava tarihine göre ayırmamak. Dava tarihinden önce ve sonra ödenen taksitler farklı alacaklara dönüşür. Hesap anapara toplamıyla değil, taksit oranıyla yapılmalıdır.
- Anlaşmalı boşanma protokolünü kontrol etmeden imzalamak. Protokole konulan “tarafların mal rejiminden kaynaklanan bir talebi yoktur” gibi genel ifadeler, sonradan açılacak tasfiye davasında karşınıza çıkabilir.
- Belgeleri zamanında toplamamak. Kuyumcu fişi, havale dekontu ve tadilat faturası yıllar sonra bulunamayabilir. Katkı yapıldığı anda belgelenmelidir.
- Kısmi davadaki artırım hakkını erken kullanmak. HMK 109/4’teki artırım tek seferliktir. Güncel değer kesinleşmeden kullanılırsa sonraki değer artışı için aynı kolaylık kalmaz.
Değer artış payı, katkının kaynağı, tarihi ve belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken teknik bir hesaptır. İzmir’de görülen mal rejimi tasfiyesi davalarında izlenen süreci İzmir mal paylaşımı avukatı sayfamızda adım adım anlattık.
Sık sorulan sorular
Değer artış payı ile katılma alacağı birlikte istenebilir mi?
Evet. Aynı davada önce katkınız için değer artış payı hesaplanır ve malın değerinden düşülür. Kalan artık değerin yarısı da katılma alacağı olarak size ödenir.
Eşimin evine yaptığım tadilat masrafını boşanınca geri alabilir miyim?
Tadilat ve kat ilavesi malın iyileştirilmesine yapılan katkıdır ve değer artış payı doğurur. Alacak, harcanan tutara göre değil, tadilatın evin değerinde yarattığı artışa göre hesaplanır. Bu nedenle keşifte evin tadilatlı ve tadilatsız değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Ailemin verdiği parayla eşimin adına alınan ev için ne isteyebilirim?
Ailenizin size bağışladığı para kişisel malınızdır ve eşinizin evine harcandıysa değer artış payı doğurur. Mahkeme paranın size mi yoksa çifte mi verildiğini araştırır. Havale kaydı ve gönderenin beyanı bu noktada belirleyicidir.
Boşanma davası açıldıktan sonra kredisini ben ödediğim ev için hakkım var mı?
Evet. Boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi sona erer. Bu tarihten sonra kendi gelirinizden ödediğiniz taksitler kişisel malınızdan yapılmış katkı sayılır ve eşinize ait evde değer artış payı doğurur.
Düğünde takılan bilezikleri eve harcadım, ne isteyebilirim?
Düğünde takılan ziynetler kural olarak kadının kişisel malıdır. Bozdurulup eşin adına alınan eve harcanmışlarsa değer artış payı istenebilir. Ev değer kazandıysa bu yol, ziynetlerin bedelini istemekten çoğu zaman daha yüksek sonuç verir. Ziynet alacağının ayrıntıları için boşanmada ziynet eşyası yazımıza bakılabilir.
Ev satıldıysa değer artış payı istenebilir mi?
Evet. Mal daha önce elden çıkarılmışsa hakim alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Satış bedeliyle başka bir ev alındıysa katkı yeni eve taşınır.
Evin tapusunda pay isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. Değer artış payı bir alacak hakkıdır ve para olarak ödenir. Alacağın mal verilerek ödenmesi mümkün olsa da bu, mahkemenin takdirine ve tarafların durumuna bağlıdır (TMK m. 239/1).
Değer artış payı davası ne zamana kadar açılır?
Yargıtay uygulamasına göre on yıllık zamanaşımı süresi içinde (TBK m. 146). Süre boşanmada boşanma kararının kesinleştiği tarihten, ölümde ölüm tarihinden başlar.
Faiz hangi tarihten işler?
Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz işler (TMK m. 239/3). Uygulamada tasfiye tarihi karar tarihi sayıldığından yasal faiz karar tarihinden başlatılır.
Evlenirken değer artış payından vazgeçilebilir mi?
Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir ya da pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/3).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Değer artış payı hesabı için tapu, kredi ve banka kayıtlarınızla birlikte değerlendirme yapılması gerekir. Aile hukuku alanındaki diğer çalışmalarımıza göz atabilir, iletişim bilgilerimize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.