İzmir Boşanma Avukatı

İzmir Boşanma Avukatı

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarında Bayraklı/İzmir merkezli hukuki temsil. Evlilik birliğinin temelden sarsılması, zina, hayata kast, terk ve akıl hastalığı sebeplerine dayalı dava süreçlerinde dilekçe hazırlama, tedbir kararları, maddi-manevi tazminat ve tanıma-tenfiz işlemlerinde takip.

Boşanma davalarında hukuki temsil

Boşanma, evlilik birliğinin yetkili mahkeme kararıyla sona erdirilmesi olup Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161 ile 184. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk hukukunda boşanma, kanunda öngörülmüş özel ya da genel sebeplere dayalı olarak gerçekleşebilir; tek taraflı bir irade beyanıyla, idari yolla veya noter işlemi ile boşanma mümkün değildir. Boşanma davası, mali sonuçları, çocukların durumu ve tarafların uzun vadeli ekonomik geleceğini doğrudan etkileyen, özel hukuk uzmanlığı gerektiren bir alandır.

Boşanma davaları temel olarak iki türde görülür: anlaşmalı ve çekişmeli boşanma. Anlaşmalı boşanmada eşler boşanmaya, mali sonuçlara ve çocukların durumuna ilişkin tüm konularda yazılı protokol hazırlayarak mahkemeye birlikte başvururlar; süreç, tarafların samimi anlaşması halinde hızla sonuçlanır. Çekişmeli boşanmada ise eşler arasında uyuşmazlık bulunur; mahkeme, kanunda öngörülen sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini ve tarafların kusur durumunu ayrıntılı bir delil incelemesiyle değerlendirir.

Av. Rıdvan Güney Hukuk Bürosu olarak, İzmir Bayraklı Adliyesi yakınında bulunan büromuz aracılığıyla anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarını takip etmekteyiz. Süreç; ilk hukuki değerlendirme, anlaşmalı boşanmalarda protokol metninin hazırlanması, çekişmeli boşanmalarda dilekçenin ve delillerin tasnifi, davanın Aile Mahkemesi nezdinde açılması, tedbir kararlarının takibi, duruşmaların yürütülmesi, uzman raporlarının değerlendirilmesi ve karar sonrası mali sonuçların icra yoluyla tahsili adımlarından oluşur. Yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları için tanıma ve tenfiz davaları da takip edilebilir.

Hangi durumlarda hukuki destek veriyoruz?

01

Anlaşmalı Boşanma

TMK md. 166/3 uyarınca en az bir yıl evli olan eşlerin, mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda yazılı protokol hazırlayarak mahkemeye birlikte başvurduğu boşanma davaları; protokol metninin hazırlanması ve dava takibi.

02

Çekişmeli Boşanma

TMK md. 166/1 ve 2 kapsamında evlilik birliğinin temelden sarsılması ile diğer özel sebeplere dayalı çekişmeli boşanma davaları; delil tasnifi, kusur değerlendirmesi ve karşı dava süreçleri.

03

Özel Sebeplere Dayalı Boşanma

TMK md. 161 zina, md. 162 hayata kast/onur kırıcı davranış, md. 163 suç işleme/haysiyetsiz hayat, md. 164 terk ve md. 165 akıl hastalığı sebeplerine dayalı boşanma davalarının takibi.

04

Maddi ve Manevi Tazminat

TMK md. 174 kapsamında boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları zedelenen eşin diğer eşten talep edebileceği maddi ve manevi tazminat davaları; boşanma davası içinde veya bir yıl içinde ayrı dava olarak.

05

Tedbir ve Geçici Kararlar

Boşanma davası süresince tedbir nafakası, çocuklar için kişisel ilişki kararları, aile konutuna ilişkin geçici düzenlemeler ve gerektiğinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri.

06

Tanıma ve Tenfiz

Yurtdışında verilmiş boşanma kararlarının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için MÖHUK hükümleri çerçevesinde açılan tanıma ve tenfiz davaları; özellikle Almanya, Avusturya, İsviçre ve diğer ülkelerdeki Türk vatandaşları için.

Boşanmaya dair temel hükümler

Anlaşmalı boşanma (TMK md. 166/3)

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmaya ve boşanmanın tüm mali sonuçlarına ilişkin yazılı bir protokol hazırlayarak mahkemeye başvurmaları sonucunda görülen boşanma türüdür. TMK md. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın yapılabilmesi için üç temel koşul aranır: (i) evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, (ii) eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi ve (iii) hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbest olduğunu tespit etmesi.

Anlaşmalı boşanmada hazırlanan protokol; nafaka miktarları (varsa), velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin esaslar, maddi-manevi tazminat anlaşmaları ve aile konutunun durumu gibi tüm konuları içermelidir. Hâkim, protokolün özellikle çocukların menfaatlerini koruduğunu ve tarafların gerçekten anlaştığını tespit etmedikçe boşanmaya karar veremez. Tarafların duruşmada görüşlerini bizzat ifade etmeleri zorunludur; vekilleri aracılığıyla iradenin beyan edilmesi yeterli sayılmaz. Bu yönüyle anlaşmalı boşanma teknik olarak hızlı bir süreç olmakla birlikte, protokolün doğru hazırlanması ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları önlemek bakımından kritik önemdedir.

Çekişmeli boşanma — evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK md. 166/1)

Türk hukukunda en sık başvurulan boşanma sebebi evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır. TMK md. 166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmelerini eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu sebep, somut olayların evlilik ilişkisini sürdürülemez kılması durumunu kapsayan, oldukça geniş yorumlanan bir hükümdür.

Çekişmeli boşanma davalarında kusur değerlendirmesi hayati önem taşır. Yargıtay, eşlerden hangisinin ne ölçüde kusurlu olduğunu somut delillerle belirler; tam kusur, ağır kusur, eşit kusur ya da kusursuzluk halleri farklı sonuçlara yol açar. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat talepleri bakımından korunur; aynı zamanda davanın esasından kabul edilmesi de kolaylaşır. Tam kusurlu eşin açtığı boşanma davası kural olarak reddedilir; ancak diğer eşin de boşanmayı talep etmesi halinde dava görülmeye devam eder.

Özel boşanma sebepleri (TMK md. 161-165)

Zina (TMK md. 161): Eşlerden birinin zina yapması halinde, diğer eş zinayı ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren beş yıl içinde dava açabilir. Zinaya yol açan eşin davacının onayı veya affı varsa dava açılamaz.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK md. 162): Eşlerden birinin diğerinin hayatına kast etmesi, ona pek kötü davranması veya onur kırıcı davranışlarda bulunması halinde diğer eş boşanma talep edebilir. Süre, zinada olduğu gibi öğrenmeden 6 ay, her halde 5 yıldır.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK md. 163): Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu durumun diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumunda boşanma istenebilir. Bu sebep için süre öngörülmemiş olup, hak kötüye kullanılmadığı sürece her zaman ileri sürülebilir.

Terk (TMK md. 164): Eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmediği takdirde, ayrılık en az altı ay sürdüğünde ve bu durum devam ettiğinde diğer eş boşanma davası açabilir. Davadan önce iki ay süreli ihtarname gönderilmesi zorunludur.

Akıl hastalığı (TMK md. 165): Eşlerden biri akıl hastalığına tutulmuşsa ve bu hastalık nedeniyle ortak hayatı sürdürmek diğer eş için çekilmez hale gelmiş bulunuyorsa, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla boşanma istenebilir.

Boşanmanın hukuki sonuçları

Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eşler arasında çeşitli hukuki sonuçlar doğar. Bunların başında velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, maddi ve manevi tazminat ile aile konutunun düzenlenmesi gelir. Çocuk varsa mahkeme kararında çocuğun hangi eşe verileceği, diğer eş ile çocuk arasında kişisel ilişkinin kurulması ve iştirak nafakası belirlenir. Velayet kararının çocuğun üstün yararına uygun verilmesi temel ilkedir.

Maddi ve manevi tazminat (TMK md. 174): Boşanma sebebi olan olaylar nedeniyle kişilik hakları zedelenen eş, kusursuz veya daha az kusurlu olması koşuluyla diğer eşten tazminat talep edebilir. Tazminat talepleri kural olarak boşanma davası içinde ileri sürülmelidir; ayrı dava açılması istenirse boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. Mal rejimi tasfiyesi ise boşanma davasından bağımsız bir dava olarak görülür ve boşanma kesinleştikten sonra on yıl içinde açılabilir.

Yurtdışı boşanma — tanıma ve tenfiz

Yurtdışında alınan boşanma kararlarının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Bu dava, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) md. 50-59 hükümleri çerçevesinde Aile Mahkemesinde görülür. Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasını; tenfiz ise bu kararın icra edilebilirliğini sağlar. Boşanma kararları için kural olarak tanıma yeterlidir; nafaka veya tazminat ödemeleri gibi icra gerektiren konular varsa tenfiz de istenebilir. Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Belçika başta olmak üzere yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları bakımından tanıma-tenfiz süreçleri özellikle önemlidir; nüfus kaydının düzeltilmesi, yeniden evlilik veya miras işlemleri için zorunluluk arz eder.

Boşanmada hak düşürücü ve önemli süreler

Boşanma davalarında özel sebeplere dayalı süreler büyük ölçüde hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında dava açma hakkı düşer. Sürelerin doğru hesaplanması, davanın açılması bakımından kritik önemdedir.

Durum / Aşama Süre Dayanak
Zina sebebiyle boşanma Öğrenmeden 6 ay, her halde 5 yıl TMK 161
Hayata kast, onur kırıcı davranış Öğrenmeden 6 ay, her halde 5 yıl TMK 162
Terk ihtarı süresi Ayrılığın 6 ayı + 2 ay ihtar süresi TMK 164
Anlaşmalı boşanma — evlilik süresi En az 1 yıl evli olma şartı TMK 166/3
Maddi-manevi tazminat (ayrı dava) Boşanma kesinleşmesinden 1 yıl TMK 178
Mal rejimi tasfiyesi davası Boşanma kesinleşmesinden 10 yıl TMK 178
Karara karşı istinaf Tebliğden itibaren 2 hafta HMK 345

Yukarıdaki süreler genel hükümlere ilişkin olup somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Sürelerin doğru hesaplanması ve uygulanması için somut dosyanın değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu kararları, boşanma uygulamasında yol gösterici niteliğe sahiptir. Aşağıdaki içtihat çizgileri, davaların değerlendirilmesinde dikkate alınan temel ilkeleri yansıtır:

Tam kusurlu eşin boşanma talebi

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre tam kusurlu eşin açtığı boşanma davası kural olarak reddedilir. Ancak karşı taraf da boşanmayı kabul ediyor veya karşı dava açmışsa, dava görülmeye devam eder ve mahkeme tarafların durumunu birlikte değerlendirir. Tek taraflı tam kusur halinde, kusursuz eşin boşanmayı kabul etmediği durumlarda evlilik birliğinin sürdürülmesine karar verilebilir.

Affedilen olaylar dava sebebi olamaz

Eşin diğer eşe karşı işlediği olayları açıkça affetmiş veya örtülü olarak affetmiş sayılan davacı, bu olayları sonradan boşanma sebebi olarak ileri süremez. Yargıtay’a göre affın varlığı; affetme beyanı, ortak hayatın devam etmesi, sosyal medya paylaşımları ve tanık beyanlarıyla değerlendirilebilir. Davacının olaydan haberdar olduktan sonra makul süre boşanma davası açmamış olması, bu yönde bir delil olarak değerlendirilebilir.

Tanık beyanlarının ve sosyal medya delillerinin değerlendirilmesi

Çekişmeli boşanma davalarında tanık beyanları önemli bir delil türüdür. Yargıtay, tanığın olayları doğrudan görüp görmediğine, beyanlarının tutarlı olup olmadığına ve tarafsızlığına özen gösterir. Son yıllarda sosyal medya paylaşımları, mesajlaşma kayıtları ve dijital deliller de yaygın olarak kullanılmakta, ancak bunların hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması ve bütünlüğünün korunmuş bulunması aranmaktadır.

Boşanma kararının kesinleşmesi ve mali sonuçlar

Boşanma kararı, kesinleşmeden mali sonuçlar (nafaka, tazminat, mal rejimi tasfiyesi) icra edilemez. Yargıtay’a göre tedbir nafakası dışındaki tüm mali talepler, kararın kesinleşmesini bekler. Bu nedenle istinaf süresi içinde tedbirler dışındaki ödemelerin yapılmaması mümkündür; ancak tedbir nafakası boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayabilir ve aksine karar verilmedikçe karar tarihine kadar ödenir.

Yukarıdaki ilkeler genel içtihat çizgisini yansıtmakta olup, somut olayın özelliklerine göre farklı yönde kararlar verilmesi mümkündür. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Dava ve takip süreci

01

Ön Görüşme ve Strateji

Boşanma sebebinin belirlenmesi, anlaşmalı veya çekişmeli yolun değerlendirilmesi, talep edilecek hakların planlanması.

02

Belge ve Delil

Evlilik cüzdanı, nüfus kayıt örneği, mal varlığı belgeleri, tanık listesi, sosyal medya kayıtları ve yazılı delillerin tasnifi.

03

Davanın Açılması

Aile Mahkemesinde dilekçenin sunulması; tedbir nafakası, kişisel ilişki ve aile konutu için tedbir taleplerinin ileri sürülmesi.

04

Duruşma ve Uzman

Duruşmaların takibi, tanıkların dinlenmesi, gerektiğinde uzman raporlarının (psikolog, pedagog) değerlendirilmesi.

05

Karar ve İcra

Boşanma kararı; kesinleşme sonrası nafaka ve tazminatların icra yoluyla tahsili; mal rejimi tasfiyesi için ayrı dava süreci.

Yetkili ve görevli mahkeme

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir (HMK md. 4/1-d ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun). Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde bu davalar Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla baktığı dosyalarda görülür. Boşanma kararı, çocuklara ilişkin tedbir kararları, nafaka talepleri ve maddi-manevi tazminat istekleri tek bir Aile Mahkemesi dosyasında birlikte değerlendirilir.

Yer yetkisi bakımından TMK md. 168 özel bir kural getirir: boşanma davaları, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Bu özel yetki kuralı, eşlerden birinin yerleşim yerini değiştirmesi halinde dahi davanın yürütülebilmesini sağlar. Tanıma ve tenfiz davalarında ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri veya MÖHUK’taki ek yetki kuralları dikkate alınır.

İzmir’de eşlerden birinin yerleşim yeri Bayraklı, Karşıyaka, Bornova, Konak, Buca veya başka bir ilçede ise dava, ilgili Aile Mahkemesinde açılır. Bayraklı’daki yerleşim yerleri bakımından Bayraklı Adliyesi; ilk derece kararına karşı istinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yürütülür. Yurtdışında bulunan eşlerin Türkiye’de açacağı boşanma davalarında veya tanıma-tenfiz süreçlerinde, Türkiye’deki son ortak yerleşim yeri esas alınır; bu konum İzmir ise yine ilgili Aile Mahkemesi yetkili olur.

Boşanma sürecinde merak edilenler.

Aşağıdaki sorular, ilk görüşme öncesi sıkça karşılaşılan konulara genel cevap vermek amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanız hakkında ayrıntılı değerlendirme için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davaları, mahkeme yoğunluğuna göre değişmekle birlikte İzmir Aile Mahkemelerinde genellikle 1-3 ay içinde sonuçlanmaktadır. Sürecin hızlı olabilmesi için protokolün eksiksiz hazırlanmış olması, eşlerin duruşmaya birlikte katılması ve mahkemenin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbest olduğunu tespit edebilmesi gerekir. Kararın kesinleşmesi ve nüfus kaydına işlenmesi de ek süre alabilir.
Çekişmeli boşanma davaları, tarafların delil sunumu, tanık dinlenmesi, gerektiğinde uzman raporu ve kusur değerlendirmesi nedeniyle daha uzun sürelidir. İzmir Aile Mahkemelerinde çekişmeli boşanma davaları ortalama olarak ilk derece aşamasında 1 ile 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır. İstinaf incelemesi, mal rejimi tasfiyesi davası ve karşı tarafın delil savunmaları toplam süreyi uzatabilir. Süre tahmini her dosya için ayrı yapılır.
Anlaşmalı boşanmada özel bir sebep göstermek zorunda değilsiniz; tarafların anlaşmış olması ve evliliğin en az bir yıl sürmüş olması yeterlidir (TMK md. 166/3). Çekişmeli boşanmada ise kanunda öngörülmüş bir sebebe dayanmak gerekir. En sık başvurulan sebep TMK md. 166/1’deki evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır; bu sebep, eşler arasındaki süregelen sürtüşmenin evliliği çekilmez hale getirdiği genel durumları kapsar. Özel sebepler arasında zina, hayata kast, suç işleme, terk ve akıl hastalığı yer alır.
Eşin kabul etmemesi anlaşmalı boşanma yolunu kapatır; ancak çekişmeli boşanma davası açma hakkınız her zaman saklıdır. Bu davada kanunda öngörülen sebebin gerçekleştiğini delillerle ispatlamanız gerekir. En yaygın sebep evlilik birliğinin temelden sarsılması olup, eşler arasındaki uyumsuzluğun ortak hayatı çekilmez hale getirdiğini somut olaylar, tanık beyanları ve diğer delillerle göstermek bu davanın temelini oluşturur. Sürecin titizlikle planlanması, davadan beklenen sonucu doğrudan etkiler.
TMK md. 174 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları zedelenen eş, kusursuz veya daha az kusurlu olması koşuluyla diğer eşten tazminat talep edebilir. Maddi tazminat, boşanma sonucu uğranılan ekonomik zararı; manevi tazminat ise kişilik haklarındaki zedelenmenin karşılığını ifade eder. Tazminat talepleri kural olarak boşanma davası içinde ileri sürülmelidir; ayrı dava açılması halinde boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine dikkat edilmelidir.
Yurtdışında alınan evlilik veya boşanma kararlarının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Bu davalar, MÖHUK md. 50-59 hükümleri çerçevesinde Aile Mahkemesinde görülür. Tanıma, yurtdışı kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasını; tenfiz ise bu kararın icra edilebilirliğini sağlar. Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda gibi ülkelerdeki Türk vatandaşları için bu süreç özellikle önemlidir; nüfus kaydının düzeltilmesi, yeniden evlilik veya miras işlemleri için zorunluluk arz eder.
Çocuk varlığı boşanma sürecini önemli ölçüde etkiler. Mahkeme; velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında karar verir ve bu kararlarda çocuğun üstün yararı belirleyici ölçüt olur. Belirli bir yaşa ulaşmış çocukların görüşü de alınır. Anlaşmalı boşanmada protokolde tüm bu konuların ayrıntılı düzenlenmesi gerekir. Çekişmeli süreçte ise mahkeme uzman görüşü (psikolog, pedagog) alarak değerlendirme yapar; sürecin çocuk üzerindeki etkilerinin asgariye indirilmesi için tedbirler alınabilir.
Boşanma davası açılması ile birlikte mal varlığına ilişkin tedbirler talep edilebilir. Mahkeme, dava süresince mal varlığının diğer eş veya üçüncü kişilere devredilmesini önlemek için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Ayrıca tarafların evlilik birliği süresince edindikleri mal varlığı, mal rejimi tasfiyesi davasında ayrı olarak ele alınır. Boşanma sürecinde mal varlığını korumak için erken aşamada hukuki destek alınması, gerekli tedbirlerin zamanında talep edilmesi bakımından önemlidir.

Boşanma süreciniz için ön değerlendirme

Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma yolu, mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin konular için hukuki destek almanız önerilir. Belgelerinizi paylaşmanız halinde dosyanızın ön değerlendirmesi yapılır; özel sebeplere dayalı davalarda hak düşürücü süreler bakımından erken iletişim önemlidir.

Adalet Mh., 1593/1. Sokak, Toki No:51 J6 Blok D:2, Bayraklı / İzmir
Çalışma saatleri: Pazartesi — Cuma · 09:00 — 18:00