Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Katılma alacağı ve hesabı

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Kısaca

Boşanmada mal paylaşımı, malların ikiye bölünmesi değil; bir eşin diğerinden para alacağı talep etmesidir. 2002 sonrası evliliklerde kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır ve her eş, diğerinin evlilik içinde edindiği malların artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Miras kalan mallar, evlilik öncesi mallar ve ziynet eşyası kural olarak kişisel maldır. Mal paylaşımı davası aile mahkemesinde açılır ve boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.

İçindekiler


Boşanmada mal paylaşımı ne anlama gelir?

Boşanmada mal paylaşımı ifadesi günlük dilde yerleşmiş olsa da hukuken tam karşılığı “mal rejiminin tasfiyesi”dir. Burada mahkeme, malları fiziksel olarak ikiye bölmez ve kural olarak tapuda pay da vermez; hesap yapar ve bir eşin diğerine ödemesi gereken para alacağını belirler.

Bu ayrımı baştan kurmak önemli. Mal paylaşımı davası açan pek çok kişi, kararla birlikte evin tapusunda yarı hisse sahibi olacağını düşünür. Oysa hüküm, kural olarak bir alacak hükmüdür; tahsil aşamasında icra takibi gerekebilir.

Boşanmanın diğer mali sonuçları — nafaka, maddi ve manevi tazminat — mal paylaşımından bağımsızdır ve ayrı hukuki temellere dayanır. Aylık ödeme talepleri için nafaka artırım davası yazımıza bakabilirsiniz.

Hangi mal rejimi uygulanır?

Ayrım tarihi 1 Ocak 2002‘dir; Türk Medeni Kanunu bu tarihte yürürlüğe girmiştir.

  • 1 Ocak 2002 sonrasında edinilen mallar: Eşler noterde başka bir rejim seçmemişse yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m. 202). Talep, katılma alacağı ve değer artış payı alacağıdır.
  • 1 Ocak 2002 öncesinde edinilen mallar: 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca bu dönem için mülga Türk Kanunu Medenisi’nin mal ayrılığı hükümleri (743 sayılı TKM m. 170) geçerlidir. Bu dönemde edinilen mallar bakımından katılma alacağı istenemez; talep, ispatlanan katkı oranına dayanan katkı payı alacağıdır.

Bu ayrım pratikte çok önemlidir. 1995’te evlenip 2005’te ev alan bir çift bakımından ev, katılma rejimi kapsamındadır; aynı çiftin 1998’de aldığı ev ise değildir. Uzun süreli evliliklerde dava dilekçesinin her taşınmaz için edinme tarihine göre ayrı ayrı kurgulanması gerekir.

Mal rejimi ne zaman sona erer?

Boşanma halinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer (TMK m. 225/2). Bu tarihten sonra eşlerin edindiği mallar tasfiyeye dahil edilmez.

Uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biri budur: boşanma davası devam ederken karşı tarafın aldığı araç, kural olarak hesaba girmez. Buna karşılık dava tarihinden önce edinilip dava sırasında satılan mal, koşulları varsa hesaba dahil edilir.

Mal rejimi ayrıca eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin sözleşmeyle kabul edilmesiyle veya mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle de sona erer (TMK m. 225).

Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı

Hesap, malların bu iki gruba doğru şekilde ayrılmasıyla başlar.

Edinilmiş mallar (TMK m. 219)Kişisel mallar (TMK m. 220)
Çalışmanın karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, serbest meslek geliri)Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar
Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemelerMal rejiminin başlangıcında bir eşe ait olan malvarlığı değerleri
Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlarMiras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler
Kişisel malların gelirleri (örneğin miras kalan dükkânın kirası)Manevi tazminat alacakları
Edinilmiş malların yerine geçen değerlerKişisel malların yerine geçen değerler

İki nokta özellikle önem taşır.

Birincisi, kişisel malın geliri edinilmiş maldır: miras kalan taşınmazın kendisi paylaşıma girmez, ancak evlilik süresince topladığı kiralar girer. Aynı mantık şirket hisseleri için de işler; aşağıda ayrıca ele alıyoruz.

İkincisi, yerine geçen değer kuralı gereği kişisel mal satılıp yerine başka bir mal alındığında yeni mal da kişisel mal niteliğini korur; ancak bunu ileri süren eşin para akışını belgeyle ortaya koyması beklenir.

İspat yükü kimdedir?

Bir malın hangi gruba girdiği ispatlanamıyorsa TMK m. 222 devreye girer: aidiyeti ispat edilemeyen mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır ve bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Bu karine, boşanmada mal paylaşımı davası açan eşin lehinedir. Kişisel mal savunması yapan tarafın belge sunması gerekir: tapu akit tablosu, banka dekontu, bağış belgesi, veraset ilamı. Sözlü beyan ve tanık, tek başına çoğu zaman yeterli görülmez.

Boşanmada mal paylaşımı nasıl hesaplanır?

Katılma alacağı hesabı dört adımdan oluşur:

  1. Edinilmiş mallar toplanır (TMK m. 219).
  2. Eklenecek değerler eklenir (TMK m. 229) — mal kaçırma amaçlı devirler bu kalemdedir.
  3. Denkleştirme yapılır (TMK m. 230) — bir kesimden diğerine yapılan katkıların hesaplaşması.
  4. Bu toplamdan mala ilişkin borçlar düşülür; kalan tutar artık değerdir (TMK m. 231). Diğer eşin alacağı, artık değerin yarısıdır (TMK m. 236/1).

Katılma alacağı kanundan doğar. Yargıtay’ın yerleşik ifadesiyle, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olması ya da malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunmuş olması gerekmez; ev kadını olan eş de aynı hakka sahiptir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3358, K. 2025/2449, 06.03.2025).

Bir başka kural: tasfiyeye konu olabilmesi için malın, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olması gerekir (TMK m. 235/1). Bu tarihte mevcut olmayan mal ancak TMK m. 229 kapsamındaki eklenecek değer koşulları ispatlanırsa hesaba girer.

Değerleme hangi tarihe göre yapılır?

Mallar, mal rejiminin sona erdiği andaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama) göre; ancak tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 227/1, 228/1, 232, 235/1). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir; bilirkişi raporunun karara en yakın tarihli değeri esas alması gerekir (Yargıtay 8. HD, E. 2019/3073, K. 2019/6573; aynı yönde 8. HD, E. 2020/1455, K. 2021/336).

Bu kural davacı bakımından belirleyicidir: dava 2020’de açılmış olsa bile, 2026’da verilecek kararda taşınmazın 2026 değeri esas alınır.

Mal elden çıkarılmışsa mahkeme hakkaniyete uygun değer tespiti yaptırır (TMK m. 227/2); TMK m. 229 kapsamında mal kaçırma amacıyla devredilen malvarlığında ise devir tarihindeki değer esas alınır (TMK m. 235/2). Ancak devredilen taşınmazın devir tarihindeki nitelikleri dikkate alınarak karar tarihine en yakın rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği yönünde kararlar da vardır (Yargıtay 8. HD, E. 2016/1635, K. 2018/13977, 12.06.2018).

Faiz ne zaman başlar?

Ayrım nettir: artık değere katılma alacağında karar tarihinden, katkı payı alacağında ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işler. Her iki alacak için faizin dava tarihinden başlatılması bozma sebebidir (Yargıtay 8. HD, E. 2016/3216, K. 2016/4202, 09.03.2016).

Örnek hesap

Aşağıdaki rakamlar anlatım kolaylığı için kurgulanmıştır.

Çift 2010’da evlenmiş, boşanma davası 2024’te açılmıştır. Karar tarihindeki durum:

Erkek eşin malvarlığı

KalemNitelikDeğer
Konut (2018’de kredi ile alınmış)Edinilmiş mal6.000.000 TL
AraçEdinilmiş mal800.000 TL
Banka mevduatıEdinilmiş mal200.000 TL
Babasından miras kalan tarlaKişisel malHesaba girmez
Konut kredisinden kalan borçMala ilişkin borç−500.000 TL

Edinilmiş mallar toplamı 7.000.000 TL, borç düşüldükten sonra artık değer 6.500.000 TL. Kadın eşin katılma alacağı: 3.250.000 TL.

Kadın eşin malvarlığı

Kadın eş adına kayıtlı, evlilik içinde edinilmiş 1.000.000 TL değerinde bir dükkân bulunmaktadır ve borcu yoktur. Artık değer 1.000.000 TL, erkek eşin katılma alacağı 500.000 TL.

Karşılıklı alacaklar denkleştirildiğinde kadın eş lehine 2.750.000 TL net katılma alacağı doğar.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: kadın eş bu kararla konutta tapu payı sahibi olmaz; konut erkek eşin adına kalır ve kadın eş lehine para alacağına hükmedilir.

Değer artış payı ile katılma alacağı farkı

İkisi ayrı taleplerdir ve çoğu zaman birlikte istenir.

Katılma alacağı, karşı tarafın edinilmiş mallarının artık değerinin yarısıdır; katkı ispatı gerektirmez.

Değer artış payı (TMK m. 227) ise, eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu maldaki değer artışından katkısı oranında talep edebileceği alacaktır. Katkının parayla ya da parayla ölçülebilir bir değerle yapılmış olması aranır.

Tipik örnek: kadın eşin annesinden miras kalan para, koca adına alınan dairenin peşinatında kullanılmıştır. Miras kişisel mal olduğundan bu katkı, katılma alacağının yanında ayrıca değer artış payı doğurur ve katkı oranı dairenin karar tarihindeki değerine uygulanır (Yargıtay 8. HD, E. 2017/8450, K. 2019/1633; E. 2014/19969, K. 2016/1925).

2002 öncesi dönemde ise talep katkı payı alacağıdır ve orada katkının ispatı davanın merkezindedir.

Katılma alacağıDeğer artış payıKatkı payı
DayanakTMK m. 236TMK m. 227743 s. TKM m. 170 / TBK vekâletsiz iş görme
Dönem2002 sonrası2002 sonrası2002 öncesi
Katkı ispatıGerekmezGerekir (esaslı katkı)Gerekir
Faiz başlangıcıKarar tarihiKarar tarihiDava tarihi
TMK m. 236/2 indirimiUygulanırUygulanmazUygulanmaz

Aldatma boşanmada mal paylaşımını etkiler mi?

Bu, boşanmada mal paylaşımı konusunda en çok sorulan sorulardan biri ve cevabı çoğu kişinin beklediğinden dardır.

Kural olarak kusur, katılma alacağını etkilemez. Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmada eşlerden biri ağır kusurlu bulunsa bile katılma alacağı tam olarak hesaplanır.

Tek istisna TMK m. 236/2‘dir: “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.”

Bu hükmün uygulanabilmesi için Yargıtay dört koşul arar.

1. Boşanma, özel sebebe dayanarak verilmiş olmalıdır. Boşanmaya TMK m. 161 (zina) veya TMK m. 162 (hayata kast) nedeniyle karar verilmiş ve bu şekilde kesinleşmiş olmalıdır. Boşanma TMK m. 166 (evlilik birliğinin sarsılması) uyarınca verilmişse, kadın veya erkek kusurlu bulunsa dahi TMK m. 236/2 uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, E. 2019/552, K. 2019/3464, 01.04.2019; aynı yönde 8. HD, E. 2017/4334, K. 2019/1407, 13.02.2019).

Pratikte bu, aldatma iddiasının dava dilekçesinde zina sebebine dayandırılmasını ve mahkemenin hükmünü bu sebebe dayandırmasını gerektirir. Sadece “sadakatsizlik” olgusu gerekçede geçiyor, ancak boşanma TMK m. 166’ya dayanıyorsa madde uygulanmaz.

2. Yalnızca artık değere katılma alacağı için geçerlidir. TMK m. 236/2, mal ayrılığı dönemine ait katkı payı alacağında ve edinilmiş mallara katılma rejimindeki değer artış payı alacağında (TMK m. 227) uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, E. 2016/19287, K. 2019/5440, 23.05.2019).

3. Malın kimin adına kayıtlı olduğu engel değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tasfiyeye konu malların kusurlu eş adına kayıtlı olmasının maddenin uygulanmasına engel oluşturmadığını açıkça belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/4305, K. 2025/2817, 18.03.2025).

4. Ölçü hakkaniyettir; otomatik sıfırlama değildir. Aynı kararda Yargıtay, evlilik süresi, zinanın gerçekleşme biçimi ve tanık beyanları değerlendirildiğinde pay oranının tamamen kaldırılmasını dosya kapsamıyla örtüşmez bularak bozmuş; TMK m. 4 ve TBK m. 50 uyarınca daha az oranda bir azaltma yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Yani hâkimin takdiri sınırsız değildir.

Talep, kural olarak boşanma davasında değil mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada ileri sürülür ve mahkemece orada değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, E. 2012/10429, K. 2013/7427, 05.03.2013).

Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi seçilmişse, benzer bir düzenleme TMK m. 252‘de yer alır.

Özetle: Eşiniz sizi aldattı diye mal paylaşımı hakkınız kendiliğinden azalmaz. Azalması için boşanmanın zina veya hayata kast sebebine dayandırılması ve bu sebeple hükmedilmesi gerekir.

Kredi ile alınan ev ve araç nasıl paylaşılır?

Boşanmada mal paylaşımı davalarının en teknik başlığı budur ve bilirkişi raporlarındaki hataların büyük kısmı buradan çıkar.

Yaygın ve hatalı yöntem, taşınmazın tamamı kredi ile alınmış gibi kabul edilip yalnızca evlilik içinde ödenen taksitlerin toplam kredi maliyetine oranlanmasıdır. Yargıtay bu yöntemi düzenli olarak bozmaktadır (Yargıtay 8. HD, E. 2016/5074, K. 2018/13981, 12.06.2018).

Doğru yöntem şu adımlardan oluşur:

  1. Taşınmazın edinim (alım) bedeli belirlenir.
  2. Bu bedelin kaçta kaçının krediyle, kaçta kaçının peşin ödemeyle karşılandığı ayrılır. Peşin kısmın kaynağı ispatlanamıyorsa TMK m. 222 gereği edinilmiş mal sayılır; kişisel mal olduğu belgelenirse denkleştirmeye konu olur.
  3. Kredinin evlilik içinde (mal rejimi sona ermeden önce) ödenen taksitleri edinilmiş mal; mal rejiminin sona ermesinden sonraya kalan taksitler ise mala ilişkin borç olarak değerlendirilir ve TMK m. 230 uyarınca denkleştirilir.
  4. Edinilmiş mal tutarının, taşınmazın edinim değeri içindeki oranı bulunur.
  5. Bu oran, taşınmazın karar tarihine en yakın güncel (rayiç) değeriyle çarpılır.
  6. Çıkan tutarın yarısı katılma alacağıdır.

Bu yöntem Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından açıkça formüle edilmiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2021/7035, K. 2022/6223, 23.06.2022).

İki ek nokta:

  • Kredi yapılandırması: Boşanma dava tarihinden sonra yapılan yeniden yapılandırma hesaba katılmaz; oranlama yapılandırma öncesi ödeme planına göre yapılır (Yargıtay 8. HD, E. 2016/18352, K. 2018/19970, 10.12.2018).
  • Kredi belgeleri: Bankadan yalnızca kredi tutarının değil, geri ödeme planının da celbedilmesi gerekir. Aksi halde rejim sona erdikten sonraki taksit yükü belirlenemez ve rapor denetime elverişsiz kalır (Yargıtay 8. HD, E. 2019/3221, K. 2019/10323, 14.11.2019).

Araçlar için de aynı oranlama mantığı geçerlidir.

Emeklilik ikramiyesi, kıdem tazminatı ve SGK ödemeleri

TMK m. 219/2 uyarınca sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ya da personele yardım amacıyla kurulan sandıkların yaptığı ödemeler edinilmiş mal grubundadır. Ancak tamamı değil.

TMK m. 228/2, toptan ödemeler ve iş gücü kaybı tazminatları için özel bir hesap kuralı getirir. Yargıtay’ın uyguladığı yöntem şudur:

  1. Ödeme tarihi itibarıyla TRH 2010 / TRHA 2010 yaşam tablosundan yararlanılarak emekli olan eşin ortalama bakiye yaşam süresi bulunur.
  2. Ödeme günlük irat şeklinde yapılsaydı her güne düşecek miktar hesaplanır.
  3. Bu günlük tutar, mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki kalan gün sayısıyla çarpılır ve peşin sermayeye çevrilir.
  4. Bulunan bu tutar emekli olan eşin kişisel malıdır.
  5. Toplam ikramiyeden bu kişisel kısım düşülür; kalan miktar edinilmiş mal olarak tasfiyeye girer.

(Yargıtay 8. HD, E. 2018/9294, K. 2019/2843, 18.03.2019; 8. HD, E. 2016/17154, K. 2018/19409, 28.11.2018; 8. HD, E. 2016/804, K. 2016/2152, 11.02.2016.)

Üç kritik uyarı:

  • Mevcut olma şartı: İkramiyenin tasfiyeye konu edilebilmesi için mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olması ya da bu parayla başka bir malvarlığı edinilmiş olması gerekir (TMK m. 235/1). Boşanma dava tarihinde artık mevcut olmayan ve bir mala dönüşmemiş ikramiye için katılma alacağına hükmedilmesi bozma sebebidir (Yargıtay 8. HD, E. 2016/17154, K. 2018/19409, 28.11.2018).
  • Yerine geçen değer: İkramiye bir binanın inşasında kullanılmışsa, o yapı ikramiyenin yerine geçen değerdir ve aynı kurallara tabidir.
  • Ölüm hali: Bu hesaplama yöntemi mal rejiminin ölüm dışındaki nedenlerle sona ermesi hallerinde uygulanır.

Şirket hissesi, ortaklık payı ve kâr payı

Eşlerden biri şirket ortağıysa, boşanmada mal paylaşımı hesabı hissenin nasıl edinildiğine göre değişir.

  • Evlilik içinde, edinilmiş malla alınan hisse: Edinilmiş maldır; değeri üzerinden katılma alacağı doğar.
  • Miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla edinilen hisse: Kişisel maldır; hissenin kendi değeri üzerinde katılma alacağı doğmaz. Ancak aksi kararlaştırılmadıkça şirket geliri (kâr payı) edinilmiş mal sayılır ve mevcut olması koşuluyla tasfiye davasının konusu olur (Yargıtay 8. HD, E. 2016/11910, K. 2018/17472, 17.10.2018).

Aynı kararda Yargıtay, kâr payının boşanma dava tarihi itibarıyla belirlenmesini, ancak bulunan bu değerin karar tarihine göre güncellenerek artık değer kabul edilmesini ve yarısı üzerinden katılma alacağına hükmedilmesini istemiştir.

Hisse senetleri bakımından ise, sırf rejim döneminde edinilmiş olmak yetmez: senetlerin mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ya da TMK m. 229 kapsamında elden çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılmalıdır (Yargıtay 8. HD, E. 2015/387, K. 2016/7041, 18.04.2016).

Uygulamada toplanacak deliller: ticaret sicil gazetesi kayıtları, pay defteri, genel kurul kararları, kâr dağıtım kararları, şirket bilanço ve gelir tabloları, varsa değerleme raporları.

Banka hesapları, ziynet eşyası ve çeyiz

Banka hesapları

Eş adına açılmış hesaplardaki bakiye, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222). Boşanma davasının açılmasına yakın tarihte çekilen yüksek tutarlar, TMK m. 229 kapsamında eklenecek değer tartışmasını gündeme getirir. Bu nedenle dava dilekçesinde bankalardan yalnızca bakiyenin değil, en az son beş yıllık hesap hareketlerinin de istenmesi gerekir.

Ziynet eşyası

Ziynet eşyaları, eşler arasında aksine bir anlaşma veya yerel bir adet bulunmadıkça, düğünde kim tarafından kime takılırsa takılsın kadın eşe bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı niteliğini kazanır (Yargıtay 2. HD, E. 2022/11147, K. 2023/2552).

İspat konusunda ise karine kadının aleyhinedir: ziynetler nitelikleri gereği kolayca saklanabilen ve taşınabilen eşyalardır, bu nedenle kadında bulundukları kabul edilir. Ziynetlerin elinden alındığını veya iade edilmediğini iddia eden kadın eş, bunu ispatla yükümlüdür (Yargıtay 2. HD, E. 2014/15671, K. 2014/26640; E. 2016/23032, K. 2018/9261).

Tanık beyanlarının duyuma değil görgüye dayanması, düğün görüntüleri, kuyumcu kayıtları ve banka bozdurma işlemleri bu davalarda belirleyici olur. Ayrıntı için ziynet eşyası davası yazımıza bakabilirsiniz.

Ziynetler bozdurulup bir malın alımında kullanılmışsa, artık ayrı bir iade talebi değil, o mal üzerinde değer artış payı alacağı gündeme gelir.

Aile konutu ve ev eşyaları

Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194). Tapuda aile konutu şerhi bulunmasa dahi, üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığı hallerde devir işlemi tartışma konusu olabilir.

Boşanma süreci başladığında konut eşin adına kayıtlıysa, tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi talep edilmesi koruyucu bir adımdır.

Boşanma halinde konutun aynen bir eşe verilmesi ancak sınırlı koşullarda gündeme gelir. TMK m. 226/2, paylı mülkiyete konu malda üstün yararı olan eşin, diğerinin payını ödeyerek malın kendisine verilmesini isteyebileceğini düzenler. TMK m. 239 ise ödeme güçlüğü halinde ödemenin ertelenmesi ve ayın olarak yapılması imkânı tanır.

TMK m. 240 boşanma için değil, mal rejiminin ölümle sona erdiği hâl için öngörülmüştür: sağ kalan eş, katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir.

Ev eşyaları bakımından: kişisel kullanıma yarayan eşyalar kişisel maldır (TMK m. 220/1). Ortak kullanılan mobilya, beyaz eşya ve benzeri değerler ise evlilik içinde edinilmişse edinilmiş mal grubundadır. Uygulamada bu kalemler çoğu zaman düşük değerli olduğu için ayrıca tasfiye edilmez; ancak yüksek değerli eşya, sanat eseri veya koleksiyon söz konusuysa hesaba dahil edilmesi gerekir.

Eşin mal kaçırması halinde ne yapılabilir?

Mal rejiminin sona ereceğini öngören eşin taşınmazlarını yakınlarına devretmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Kanun buna karşı üç ayrı araç sunar.

1. Eklenecek değerler (TMK m. 229). Eşlerden birinin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğerinin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile rejim süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi hesaba dahil edilir.

Bu iki halden birinin ispatı gerekir; malın sırf rejim döneminde edinilmiş olması yeterli değildir (Yargıtay 8. HD, E. 2016/14281, K. 2018/17838; E. 2015/387, K. 2016/7041). Kastın ispatında devrin zamanlaması, devralanın yakınlığı, bedelin ödenip ödenmediği ve devredenin mali durumu birlikte değerlendirilir.

2. Üçüncü kişiye karşı dava (TMK m. 241). Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamaya yetmiyorsa, alacaklı eş eksik kalan kısım için devralan üçüncü kişilere karşı dava açabilir.

3. Muvazaa ve tapu iptali yolu. Devir görünürde satış, gerçekte bağış ise veya bedel hiç ödenmemişse tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir. Benzer ispat sorunları muris muvazaası, inançlı işlem ve tasarrufun iptali davasında ispat konularında da karşımıza çıkar.

Uygulamada asıl kritik olan zamanlamadır: dava açılırken taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilmezse, yargılama sürerken malın el değiştirmesi ihtimali doğar.

Ölüm halinde mal rejiminin tasfiyesi

Mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle de sona erer (TMK m. 225/1) ve tasfiye yine yapılır. Bu, mirasla karıştırılmaması gereken ayrı bir tasfiyedir: önce mal rejimi tasfiye edilir, katılma alacağı belirlenir, sonra kalan tereke miras hükümlerine göre paylaşılır.

Yargıtay’ın yerleşik kabulüne göre:

  • Sağ kalan eş, ölen eş adına kayıtlı mallar üzerinde artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteyebilir; bu dava mirasçılara karşı açılır.
  • Önce ölen eşin mirasçıları da sağ kalan eşe (ya da sonra ölen eşin mirasçılarına) karşı mal rejiminin tasfiyesi davası açabilir; kanunda bunu engelleyen bir düzenleme yoktur (Yargıtay 8. HD, E. 2016/18378, K. 2016/14585, 27.10.2016; aynı yönde 8. HD, E. 2018/8713, K. 2019/3853, 09.04.2019).
  • Katılma alacağı terekenin borcudur; dava mirasçılar arasında görüldüğünde davacı dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumludur (Yargıtay 8. HD, E. 2018/14507, K. 2019/5344, 21.05.2019).
  • Buna karşılık sağ kalan eşin miras payının terekeye olan borcu, istek olmasa da kendiliğinden katkı payı ve katılma alacağından düşürülemez (Yargıtay 8. HD, E. 2013/9372, K. 2014/4772, 20.03.2014).

Ayrıca TMK m. 240 uyarınca sağ kalan eş, katılma alacağına mahsuben aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; koşulları varsa mülkiyet hakkı da talep edilebilir.

Kripto para ve dijital varlıklar

Kripto varlıklar, alan adları, dijital içerik gelirleri ve benzeri değerler kanunda ayrıca sayılmasa da malvarlığı değeridir; evlilik içinde ve edinilmiş malla elde edilmişse edinilmiş mal grubuna girer. Karine yine TMK m. 222’dir: aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal sayılır.

Pratik zorluk ispatta ve değerlemededir:

  • Yurt içi kripto varlık hizmet sağlayıcılarından hesap ve işlem kayıtları mahkeme aracılığıyla celbedilebilir; yurt dışı platformlarda bu çoğu zaman mümkün olmaz.
  • Banka hesaplarından platformlara yapılan transferler, varlığın varlığını ortaya koymanın en pratik yoludur.
  • Değerleme yine karar tarihine en yakın değere göre yapılır; oynaklık nedeniyle rapor tarihi ile karar tarihi arasındaki fark itiraz konusu olabilir.
  • Rejim sona erdiği tarihte mevcut olmayan ve bir mala dönüşmemiş kripto varlık için katılma alacağı doğmaz (TMK m. 235/1); dava tarihine yakın dönemdeki büyük transferler ise TMK m. 229 tartışmasını açar.

Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmek

Eşler, evlenmeden önce veya evlilik süresince noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal rejimden ayrılabilirler (TMK m. 205). Evlenme başvurusu sırasında da yazılı bildirimle seçilebilir.

Seçilebilecek rejimler:

  • Mal ayrılığı (TMK m. 242–243): Her eş kendi malvarlığı üzerinde tam hak sahibidir; katılma alacağı doğmaz.
  • Paylaşmalı mal ayrılığı (TMK m. 244–255): Kural mal ayrılığıdır, ancak ailenin ortak kullanımına ve yatırımına özgülenen mallar eşit olarak paylaşılır. Zina veya hayata kast halinde kusurlu eşin payının azaltılması/kaldırılması buradaki karşılık olan TMK m. 252 ile mümkündür.
  • Mal ortaklığı (TMK m. 256–281): Ortaklık malları eşlerin elbirliğiyle mülkiyetindedir.

Sözleşmeyle paylaşma oranı da değiştirilebilir; ancak TMK m. 237, altsoyu bulunan eşler bakımından bu serbestiye sınır getirir ve ölüm halinde altsoyun saklı payını korur.

Sözleşmenin tarihi belirleyicidir: sözleşme öncesi döneme, o dönemde geçerli olan rejim uygulanır.

Mal paylaşımı davası: mahkeme, süre, harç, deliller

Görevli ve yetkili mahkeme. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki bakımından, boşanma nedeniyle sona eren mal rejiminde boşanma davasına bakan mahkeme yetkilidir (TMK m. 214).

Boşanma ile birlikte açılabilir mi? Açılabilir. Kural olarak boşanma kararı kesinleşmedikçe tasfiye yapılamaz; ancak derdest bir boşanma davası varsa mal paylaşımı davası dava şartı yokluğundan reddedilemez, usul ekonomisi gereği boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılır. Bu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2012 tarihli, E. 2012/8-268, K. 2012/420 sayılı kararıyla benimsenmiş ve daireler tarafından istikrarla uygulanmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2021/5560, K. 2022/264, 19.01.2022; 2. HD, E. 2023/8422, K. 2024/7491, 16.10.2024).

Ayrıca HMK m. 115/3 gereği, dava şartı noksanlığı hüküm anında giderilmişse dava usulden reddedilemez. Yurt dışında verilmiş bir boşanma kararı varsa, mahkemenin tanıma davası açılması için kesin süre verip sonucunu beklemesi gerekir.

Zamanaşımı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2013 tarihli, E. 2013/8-375, K. 2013/520 sayılı kararıyla katılma alacağının TMK m. 178’deki bir yıllık süreye değil, TBK m. 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi olduğu benimsenmiştir. TBK m. 153/1-2 gereği evlilik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceğinden, sürenin başlangıcı boşanma kararının kesinleştiği tarihtir (Yargıtay 8. HD, E. 2013/2354, K. 2013/11677).

Dava ne kadar sürer? Kesin bir süre verilemez; ancak uygulamada mal paylaşımı davaları, kayıtların celbi, keşif ve bilirkişi incelemesi nedeniyle ilk derecede genellikle 1,5–3 yıl arasında sürmektedir. İstinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte toplam süre daha da uzayabilir. Süreyi kısaltan en önemli etken, dava dilekçesinde hangi kurumdan hangi dönem için hangi kaydın isteneceğinin açıkça yazılmış olmasıdır.

Harç ve talep şekli. Dava nispi harca tabidir; malvarlığının değeri yüksek olduğunda peşin harç ciddi bir kalemdir. Bu nedenle uygulamada belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılıp, bilirkişi raporundan sonra ıslahla talep artırılması sık tercih edilir. Dava türünün baştan doğru seçilmesi, sonradan zamanaşımı ve harç tartışmalarını önler.

Ödeme kolaylıkları (TMK m. 239). Katılma alacağının derhal ödenmesi borçlu eş için ciddi güçlük yaratacaksa, ödemenin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça ertelenen alacak için faiz işler; hâkim güvence gösterilmesine de karar verebilir. Ayrıca alacak, ayın (mal) olarak da ödenebilir.

İhtiyati tedbir. Dava dilekçesiyle birlikte taşınmazlar üzerine tedbir şerhi, araçlar üzerine satış ve devir yasağı, banka hesapları üzerine ihtiyati haciz/tedbir talep edilmesi kritik önemdedir.

Toplanacak deliller:

  • Tapu kayıtları ve akit tabloları (harca esas beyanlar dahil)
  • Trafik tescil ve satış kayıtları
  • Banka hesap hareketleri, kredi sözleşmeleri ve geri ödeme planları
  • SGK hizmet dökümü ve emeklilik/ikramiye ödeme belgeleri
  • Vergi dairesi ve ticaret sicil kayıtları, pay defteri, kâr dağıtım kararları
  • Kooperatif ödeme belgeleri
  • Kuyumcu kayıtları, düğün görüntüleri (ziynet için)
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcısı işlem kayıtları

Bu kayıtların çoğu mahkeme aracılığıyla celbedilir.

Boşanmada mal paylaşımında sık yapılan hatalar

  • Tarih ayrımını atlamak. 2002 öncesi edinilen mal için katılma alacağı talep etmek, davanın o kalem yönünden reddine yol açar.
  • Rejimin sona erme tarihini yanlış almak. Boşanma davasının açıldığı tarihten sonraki edinimler hesaba girmez.
  • Kişisel mal savunmasını belgesiz yapmak. “Bu parayı babam verdi” savunması, banka kaydı veya bağış belgesi olmadan çoğu zaman sonuç doğurmaz.
  • Değerleme tarihini karıştırmak. Dava tarihindeki değere göre yapılan hesaplama, karar tarihine yakın rayiç değer belirlenmediği için bozma sebebidir.
  • Kredili taşınmazda yanlış oranlama. Taşınmazın tamamı krediyle alınmış gibi hesap yapmak en sık rastlanan bilirkişi hatasıdır.
  • Emeklilik ikramiyesinin tamamını edinilmiş mal saymak. TMK m. 228/2 hesabı yapılmadan ikramiyenin yarısına hükmedilmesi bozma sebebidir.
  • Aldatmayı yanlış sebebe dayandırmak. TMK m. 236/2’den yararlanmak isteyen tarafın boşanmayı zina (TMK m. 161) sebebine dayandırması gerekir; TMK m. 166 üzerinden verilen boşanma kararı bu sonucu doğurmaz.
  • Tedbir talep etmemek. Yargılama sürerken malın devredilmesi riskine karşı ihtiyati tedbir talebi çoğu dosyada ihmal edilir.
  • Faiz başlangıcını karıştırmak. Katılma alacağında faiz karar tarihinden, katkı payı alacağında dava tarihinden işler.
  • Süreyi beklemek. On yıllık süre uzun görünse de, tapu ve banka kayıtlarına ulaşmak zaman aldığından hazırlığın erken başlaması gerekir.

Sık sorulan sorular

Boşanmada her şey yarı yarıya mı bölünür?

Hayır. Yalnızca evlilik içinde edinilen malların, borçlar düşüldükten sonra kalan artık değeri yarı yarıya paylaşılır. Miras kalan mallar, evlilik öncesi mallar ve kişisel kullanım eşyaları bu hesaba girmez.

Ev eşimin üzerine kayıtlı, hiç çalışmadım. Hakkım var mı?

Evet. Katılma alacağı kanundan doğan bir haktır; talep eden eşin gelirinin olması veya malın alımına katkıda bulunmuş olması aranmaz.

Eşim beni aldattı, mal paylaşımında daha fazla alır mıyım?

Kendiliğinden hayır. Kusur, katılma alacağını kural olarak etkilemez. Yalnızca boşanmaya zina (TMK m. 161) veya hayata kast (TMK m. 162) sebebiyle karar verilmişse hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle verilen boşanma kararında bu madde uygulanmaz.

Miras kalan ev paylaşıma girer mi?

Evin kendisi kişisel maldır ve girmez. Ancak evlilik süresince elde edilen kira gelirleri edinilmiş mal sayılır.

Kredisi devam eden ev nasıl paylaşılır?

Evin alım bedeli içinde kredinin, peşin ödemenin ve varsa kişisel malın oranları ayrılır. Evlilik içinde ödenen taksitler edinilmiş mal, rejim sona erdikten sonraya kalan taksitler borç sayılır. Bulunan edinilmiş mal oranı, evin karar tarihine en yakın güncel değeriyle çarpılır ve çıkan tutarın yarısı katılma alacağı olur.

Emekli ikramiyesi mal paylaşımına girer mi?

Kısmen. TMK m. 228/2 uyarınca, ikramiyenin mal rejiminin sona ermesinden sonraki döneme isabet eden kısmı kişisel mal sayılır; kalan kısım edinilmiş mal olarak tasfiyeye girer. Ayrıca ikramiyenin, rejim sona erdiğinde mevcut olması veya bir mala dönüşmüş olması gerekir.

Eşimin şirketi var, hisselerinden pay alabilir miyim?

Hisse evlilik içinde edinilmişse değeri üzerinden katılma alacağı doğar. Hisse miras veya bağış yoluyla edinilmişse kişisel maldır; bu durumda hissenin değeri üzerinde değil, kâr payı üzerinde alacak doğar.

Eşim evi kardeşinin üzerine geçirdi, ne olur?

Devir son bir yıl içinde rıza dışı ve karşılıksız yapılmışsa ya da katılma alacağını azaltma kastı ispatlanırsa, mal mevcutmuş gibi hesaba dahil edilir (TMK m. 229). Malvarlığı yetmezse üçüncü kişiye karşı da dava açılabilir (TMK m. 241).

Düğün takıları kime aittir?

Aksine anlaşma veya yerel adet yoksa ziynetler kadın eşin kişisel malıdır. Ancak ziynetlerin elinden alındığını iddia eden kadın eşin bunu ispat etmesi gerekir.

Mal paylaşımı davası ne kadar sürer?

Kayıtların celbi, keşif ve bilirkişi incelemesi nedeniyle ilk derece yargılaması uygulamada genellikle 1,5–3 yıl sürer. İstinaf ve temyiz süreçleri bu süreye eklenir.

Boşanma davasıyla birlikte mal paylaşımı davası açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Boşanma davası derdestse mal paylaşımı davası reddedilmez; boşanmanın sonucu bekletici mesele yapılır (YHGK, E. 2012/8-268, K. 2012/420).

Mal paylaşımı davasını ne zamana kadar açabilirim?

Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde.

Anlaşmalı boşandık, mal paylaşımını sonradan isteyebilir miyim?

Protokolde mal rejimi tasfiyesine ilişkin karşılıklı feragat açıkça yer alıyor ve hüküm altına alınmışsa yeniden talep güçleşir. Protokolde bu konu hiç düzenlenmemişse talep hakkı kural olarak devam eder. Ayrıntı için anlaşmalı boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Eşim vefat etti, mal paylaşımı isteyebilir miyim?

Evet. Mal rejimi ölümle de sona erer ve tasfiye edilir. Sağ kalan eş mirasçılara karşı katılma alacağı davası açabileceği gibi, önce ölen eşin mirasçıları da sağ kalan eşe karşı bu davayı açabilir.

Alacağımı tapudan pay olarak alabilir miyim?

Kural olarak hayır; hüküm para alacağına ilişkindir. Aynen tahsis, TMK m. 226/2 ve 239 gibi sınırlı hallerde mümkündür; ölümle sona eren rejimde ise TMK m. 240 uygulanır.

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının bir eki değil; kendi usulü, ispat kuralları ve zamanaşımı olan ayrı bir davadır. Katılma alacağı, değer artış payı ve mal kaçırma iddialarına ilişkin sunduğumuz hizmetin kapsamına İzmir boşanma avukatı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Boşanmada mal paylaşımı sürecinde iseniz, tapu ve banka kayıtlarınızla birlikte değerlendirme yapılması gerekir. Aile hukuku alanındaki diğer çalışmalarımıza göz atabilir, iletişim bilgilerimize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.