İzmir Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Avukatı

Mirasçılık belgesinin alınması, atanmış mirasçı belgesi, hatalı belgenin iptali ile yenisinin verilmesi ve yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda Bayraklı/İzmir merkezli hukuki temsil. Noter ile sulh hukuk mahkemesi arasındaki yetki sınırının doğru belirlenmesi, sürecin en kritik adımıdır.

Mirasçılık belgesinde hukuki temsil

Mirasçılık belgesi — uygulamadaki adıyla veraset ilamı — mirasçıların mirasbırakanla soybağı ilişkisini ve miras paylarını gösteren belgedir. Tereke üzerinde tasarrufta bulunabilmek, tapu devri yaptırmak, banka hesaplarına erişmek veya ortaklığın giderilmesi davası açabilmek için bu belge aranır.

Belgenin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu unutulmamalıdır. TMK m.599 uyarınca mirasçılar, mirası mirasbırakanın ölümü ile bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar; mirasçılık sıfatı belge ile doğmaz. Belge, mevcut durumu ispat eder ve aksi her zaman ileri sürülebilir.

Av. Rıdvan Güney Hukuk Bürosu olarak, mirasçılık belgesinin temini ve hatalı belgelerin iptaline ilişkin süreçleri takip etmekteyiz. Süreç; nüfus kayıtlarının incelenmesi, noter yolunun açık olup olmadığının değerlendirilmesi, gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesine başvurulması, pay oranlarının denetlenmesi ve hatalı belgeler bakımından iptal davasının hazırlanması adımlarından oluşur.

Hangi durumlarda hukuki destek veriyoruz?

01

Mirasçılık Belgesinin Alınması

Sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi talebinin hazırlanması ve takibi; nüfus kayıtlarının eksik olduğu, tanık dinlenmesi gereken ya da noterin yetkisiz olduğu dosyalarda süreç yönetimi.

02

Atanmış Mirasçı ve Vasiyet Alacaklısı Belgesi

TMK m.598/2 kapsamında, vasiyetnamenin açılıp tebliğinden sonra bir aylık itiraz süresinin takibi ve atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı belgesinin alınması.

03

Hatalı Belgenin İptali

Mirasçıların eksik ya da hiç gösterilmediği, yanlış kişilerin yer aldığı veya pay oranlarının hatalı hesaplandığı belgelerin iptali ile yeni belge verilmesi davasının yürütülmesi.

04

Noter Belgesine İtiraz

Noterlik Kanunu m.71/C uyarınca noterlikçe verilen mirasçılık belgesine sulh hukuk mahkemesi nezdinde itiraz edilmesi ve iptal kararının notere ve Türkiye Noterler Birliğine bildirilmesinin takibi.

05

Yabancılık Unsuru Taşıyan Dosyalar

Yabancı uyruklu mirasbırakan veya yurtdışında yaşayan mirasçılar bakımından MÖHUK m.20 ve m.43 çerçevesinde uygulanacak hukukun ve karşılıklılık koşulunun değerlendirilmesi.

06

Çelişkili Belgelerin Giderilmesi

Aynı mirasbırakan hakkında birbiriyle çelişen birden fazla mirasçılık belgesi bulunması halinde çelişkinin giderilmesi ve devam eden davalarda taraf teşkilinin sağlanması.

Noter mi, sulh hukuk mahkemesi mi?

Doğru yolun baştan seçilmesi zaman ve masraf kaybını önler. Aşağıdaki tablo, Noterlik Kanunu m.71/A ile 71/B ve ilgili yönetmelik hükümlerine dayanmaktadır.

Durum Noterlik Sulh Hukuk Mahkemesi
Nüfus kayıtları mirasçılığı göstermeye yeterli Verebilir Verebilir
Talep sahibi yabancı uyruklu Veremez Verebilir
Talep yabancılık unsuru taşıyor Veremez Verebilir
Tanık dinlenmesi veya bilirkişi incelemesi gerekiyor Veremez Verebilir
Nüfus kayıtları mirasçılığı göstermeye yetmiyor Veremez Verebilir
Vasiyetnameye dayalı atanmış mirasçı belgesi Yetkisi yoktur Yalnızca sulh hukuk mahkemesi (TMK m.598/2)
Denetim yolu Sulh hukuk mahkemesine itiraz (Noterlik K. m.71/C) İstinaf (HMK m.387, iki hafta)

Yönetmelik, noterin belge veremeyeceği halleri “yargılamayı gerektiren durumlar” başlığı altında toplamıştır. Tereddüt halinde sulh hukuk mahkemesine başvurulması, sonradan iptal riski doğuran belgelerin önüne geçer.

Mirasçılık belgesine dair temel hükümler

Belgenin dayanağı ve niteliği (TMK m.598)

Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Noterlerin bu yetkisi 31 Mart 2011 tarihli 6217 sayılı Kanun ile getirilmiştir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa, mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.

Çekişmesiz yargı işi olmasının sonuçları

Mirasçılık belgesi verilmesi, HMK m.382/2-c’de miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında açıkça sayılmıştır. Görevli mahkeme HMK m.383 uyarınca sulh hukuk mahkemesidir; görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır.

Çekişmesiz yargıda basit yargılama usulü ve resen araştırma ilkesi geçerlidir (HMK m.385); hakim ispat için gerekli delillere kendiliğinden başvurabilir. Kanun yolu, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaftır (HMK m.387). Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bu tür işlerde bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz edilemez; bu nedenle ilk derece aşaması belirleyicidir.

Belge kural olarak hasımsız istenir. Ancak uyuşmazlık çıkaran kişiler bulunuyorsa, hukuki yarar koşuluyla hasım gösterilerek de talep edilebilir; bu durum görevli mahkemeyi değiştirmez.

Belgenin iptali ve yenisinin verilmesi

Miras üzerindeki haklarının ve paylarının doğru gösterilmediğini, mirasçıların eksik ya da hiç gösterilmediğini veya yanlış kişilerin gösterildiğini ileri süren mirasçılar belgenin iptalini isteyebilir. İki yol açıktır: hasımsız yeni bir talep ile gerçeğe uygun yeni belgenin istenmesi ya da önceki belgede kendilerine pay verilen mirasçıların hasım gösterilerek iptal ile yeni belge verilmesinin talep edilmesi.

Önceki belge iptal edilmeden yeni belge istenemeyeceği gerekçesiyle talebin reddi hatalıdır. Görev bakımından ayrım kritiktir: noterlikçe verilen belgenin iptali Noterlik Kanunu m.71/C uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevindedir; mahkemeden alınan belgenin hasımlı iptali davasında ise dairelerin baskın uygulaması asliye hukuk mahkemesi yönündedir. Bu konuda içtihat birliği bulunmadığından, somut dosyada görev belgenin kaynağına ve dava tarihine göre değerlendirilmelidir.

Yabancılık unsuru (MÖHUK m.20 ve m.43)

Miras ölenin milli hukukuna tabidir; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri, bu yer Türkiye’de değilse terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Yabancı milli hukukun uygulanacağı dosyalarda konusunda bilgili bilirkişiden rapor alınması; taşınmaz intikali söz konusuysa mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla karşılıklılığın araştırılması gerekir. Tapu Kanunu m.35’teki sınırlama yalnızca taşınmazlara ilişkin olduğundan, taşınır mallar, para ve diğer haklar yönünden yabancıların mirasçılığında engel bulunmamaktadır. İzmir’in Çeşme, Urla, Seferihisar, Foça ve Dikili gibi ilçelerinde yabancı uyruklu taşınmaz maliklerinin bulunması nedeniyle bu husus bölgede sık gündeme gelmektedir.

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı

Mirasçılık belgesine ilişkin uyuşmazlıklarda aşağıdaki ilkeler, dosyaların değerlendirilmesinde belirleyici olmaktadır:

Belge kesin hüküm oluşturmaz

Hasımsız olarak açılan dava sonucu verilen mirasçılık belgesi kararı çekişmesiz yargı kararı niteliğinde olduğundan, şekli bakımdan kesinleşmiş olsa bile maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez; her zaman aksinin iddia ve ispatı olanaklıdır. Aksi ispat edilene kadar geçerlidir ve içeriğine göre işlem yapılır.

Noter belgesinin iptalinde sulh hukuk görevlidir

Noterlikçe verilen mirasçılık belgesinin iptali davası, Noterlik Kanunu m.71/C uyarınca sulh hukuk mahkemelerinin görevi içindedir. Bu nedenle bu işlerde bölge adliye mahkemesi kararı kesindir. Noterin düzenlediği belgeye itiraz ile yeni belge düzenlenmesi talepleri bakımından da aynı görev kuralı uygulanır.

Husumet belgede yer alan tüm hak sahiplerine yöneltilir

İptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüşlerse bunların tüm mirasçılarının davada taraf gösterilmesi gerekir. Yargılama sırasında davalılardan biri ölürse dava mirasçılarına yöneltilerek sürdürülür ve hüküm mirasçılar hakkında kurulur.

Yetki kesin değildir

Mirasçılık belgesi verilmesi davalarında kesin yetki kuralı bulunmadığından, yetki itirazı da yoksa uyuşmazlığın davanın açıldığı ilk mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekir. Mirasçılık belgesi, murisin yerleşim yeri veya nüfusa kayıtlı olduğu yer gözetilmeksizin talep edilebilecek belgelerdendir.

Yabancı mahkeme kararı tanıma ve tenfize konu olmaz

Türk hukukunda mirasçılık belgesi aksi ispat edilinceye kadar mirasçıları gösterir; yabancı bir mahkemeden alınmış mirasçılık belgesine Türk hukukunun tanıdığı değerden fazlası yüklenemez. Kesin hüküm teşkil etmediğinden tanınması yahut tenfizi yoluna gidilemez. Buna karşılık yabancılar Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi isteyebilir.

Çelişkili belgeler giderilmeden hüküm kurulamaz

Dosyada birbiriyle çelişen iki mirasçılık belgesi bulunması ve buna bağlı olarak pay oranlarının değişmesi halinde, belgenin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği gözetilerek çelişki giderilmeden karar verilemez. Ortaklığın giderilmesi davalarında da çelişkili belgelerden birine itibar edilerek hüküm kurulamaz; ilgililere yeni belge alınması için süre verilir.

Yukarıdaki ilkeler genel içtihat çizgisini yansıtmakta olup, somut olayın özelliklerine göre farklı yönde kararlar verilmesi mümkündür. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Süreç nasıl ilerler?

01

Kayıt İncelemesi

Nüfus kayıtlarının ve varsa önceki mirasçılık belgelerinin incelenmesi; mirasçılar ile pay oranlarının çıkarılması.

02

Yol Seçimi

Noter yolunun açık olup olmadığının değerlendirilmesi; yabancılık unsuru, eksik kayıt veya vasiyetname bulunması halinde mahkeme yolunun tercihi.

03

Başvuru

Sulh hukuk mahkemesine talebin sunulması veya noter başvurusunun yapılması; vasiyetname varsa bir aylık itiraz süresinin takibi.

04

Denetim

Verilen belgede mirasçıların ve pay oranlarının doğruluğunun kontrolü; hata varsa iptal ve yeni belge yolunun değerlendirilmesi.

05

Kullanım

Belgenin tapu, banka ve tereke işlemlerinde kullanılması; devam eden davalarda taraf teşkilinin sağlanması.

Görevli ve yetkili mahkeme

Mirasçılık belgesi verilmesi çekişmesiz yargı işi olduğundan görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.382/2-c ve m.383, TMK m.598/1). Görev dava şartı olup mahkemece kendiliğinden gözetilir; asliye hukuk mahkemesince esasa girilmesi bozma sebebidir.

Yetki bakımından mirasçılık belgesi verilmesinde kesin yetki kuralı yoktur. HMK m.384 uyarınca talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir; HMK m.11/3 ise belgenin iptali ve yeni belge verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Süresinde yetki itirazı yoksa mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez.

İzmir’de oturan bir mirasçı, mirasbırakanın son yerleşim yeri veya nüfus kaydı başka bir ilde bulunsa dahi İzmir sulh hukuk mahkemelerinden mirasçılık belgesi talep edebilir. Bayraklı’da ikamet edenler bakımından Bayraklı Adliyesi, ilçelerde ise ilgili sulh hukuk mahkemesi görevlidir. İstinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yürütülür ve bu tür işlerde bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.

Mirasçılık belgesinde merak edilenler.

Aşağıdaki sorular, ilk görüşme öncesi sıkça karşılaşılan konulara genel cevap vermek amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanız hakkında ayrıntılı değerlendirme için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Nüfus kayıtları mirasçılığı göstermeye yeterliyse ve talep yargılama gerektirmiyorsa belge noterden alınabilir (Noterlik Kanunu m.71/A-b). Buna karşılık talep yabancı tarafından yapılıyorsa, yabancılık unsuru taşıyorsa, nüfus kayıtları yeterli değilse ya da tanık dinlenmesini veya bilirkişi incelemesini gerektiriyorsa noter belge veremez; başvurunun sulh hukuk mahkemesine yapılması gerekir.

Hayır. TMK m.598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Hasımsız açılan davada verilen karar çekişmesiz yargı kararı niteliğindedir; şekli bakımdan kesinleşse bile maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ve aksi her zaman iddia ve ispat edilebilir. Bu nedenle belgeye dayanılarak yapılan tapu devri veya banka işlemi sonradan sorgulanabilir.

Belgeyi veren makama göre değişir. Noterden alınan belgeye itiraz ve iptal talebi, Noterlik Kanunu m.71/C uyarınca sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkemeden alınan belgenin hasımlı iptali davasında ise Yargıtay dairelerinin baskın uygulaması asliye hukuk mahkemesi yönündedir; ancak bu konuda tam bir görüş birliği yoktur ve dava tarihine göre farklı sonuçlar doğabilir. Görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, yanlış mahkemede açılan dava görevden reddedilir ve süre kaybı doğar.

İptali istenen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerin tamamı davalı olarak gösterilmelidir; bunlardan biri ölmüşse tüm mirasçılarına husumet yöneltilir. Buna karşılık belgede mirasçı olarak gösterilmeyen kişilerin davada taraf olması zorunlu değildir. Belgeyi kullanan banka gibi mirasçı sıfatı bulunmayan üçüncü kişilere husumet yöneltilemez. Eksik husumet, uygulamada en sık karşılaşılan bozma sebeplerindendir.

TMK m.598/3 “her zaman” ileri sürülebileceğini düzenler. Mevzuatta ve incelenen içtihatta mirasçılık belgesinin geçersizliğinin ileri sürülmesi bakımından herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı bulunmamaktadır. Ayrı tutulması gereken süreler, ölüme bağlı tasarrufa ilişkindir: TMK m.598/2’deki bir aylık itiraz süresi ve vasiyetnamenin iptali davasındaki bir yıllık hak düşürücü süre.

Yabancılık unsuru varsa noter yolu kapalıdır; başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır. Yabancılar Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi isteyebilir. MÖHUK m.20 uyarınca miras ölenin milli hukukuna tabidir, ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Taşınmaz intikali söz konusuysa, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla karşılıklılık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Yabancı mahkemeden alınmış mirasçılık belgesinin tanınması veya tenfizi yoluna gidilemez.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa, mirasçılar veya diğer vasiyet alacaklıları tarafından bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz edilmezse, lehine tasarrufta bulunulan kimseye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir (TMK m.598/2). Bu belgeyi noter veremez. Süresinde itiraz edilirse, vasiyetnamenin iptali davası sonuçlanmadan belge verilmez.

Mirasçılık belgesi verilmesinde kesin yetki kuralı yoktur. Çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m.384); ayrıca HMK m.11/3 iptal ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Yetki itirazı yoksa mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. İzmir’de oturan bir mirasçı, mirasbırakanın son yerleşim yeri başka bir ilde olsa dahi İzmir sulh hukuk mahkemelerinden belge talep edebilir.

Mirasçılık belgeniz için ön değerlendirme

Nüfus kayıtlarını, varsa mevcut mirasçılık belgesini ve vasiyetname örneğini paylaşmanız halinde hangi yolun izlenmesi gerektiği değerlendirilir. Hatalı belgelerin iptalinde husumet ve görev konuları belirleyici olduğundan erken iletişim önerilir.

Adalet Mh., 1593/1. Sokak, Toki No:51 J6 Blok D:2, Bayraklı / İzmir
Çalıšma saatleri: Pazartesi — Cuma · 09:00 — 18:00