İzmir Aile Avukatı
İzmir Aile Avukatı
Boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi ve aile hukukundan kaynaklanan diğer davalarda Bayraklı/İzmir merkezli hukuki temsil. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, çocukların velayeti ve kişisel ilişki, yoksulluk ve iştirak nafakası, aile içi koruma tedbirleri ve aile konutu uyuşmazlıklarında dilekçe hazırlama, dava ve takip.
Aile hukukunda hukuki temsil
Aile hukuku, evlilik birliğinin kurulmasından sona ermesine, eşler arasındaki hak ve yükümlülüklerden çocukların velayetine, mal rejiminden nafaka yükümlülüğüne kadar geniş bir alanı kapsayan hukuk dalıdır. Türkiye’de aile ilişkileri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 118 ila 494. maddeleri arasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu hükümler, evlenme şartlarından boşanma sebeplerine, velayetin kullanılmasından eşler arasındaki mal rejimine kadar tüm aile ilişkilerini düzenler.
Aile hukuku davaları, hukukun en hassas ve teknik alanlarından birini oluşturur. Çocukların menfaati, mal varlığının korunması, eşlerin ekonomik geleceği ve duygusal süreçler bir arada değerlendirilir. Bu nedenle aile hukuku uyuşmazlıkları, hem hukuki uzmanlık hem de süreç yönetimi bakımından özel bir titizlik ister. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, bu davaların özel uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesini öngörür; aile mahkemelerinde uzmanlar (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) görüşü de alınabilir.
Av. Rıdvan Güney Hukuk Bürosu olarak, İzmir Bayraklı Adliyesi yakınında bulunan büromuz aracılığıyla aile hukukundan kaynaklanan davaları takip etmekteyiz. Süreç; ilk hukuki değerlendirme, dilekçenin hazırlanması, davanın Aile Mahkemesi nezdinde açılması, duruşmaların ve gerekli tedbir taleplerinin takibi, çocuklara ilişkin uzmanı raporlarının değerlendirilmesi ve karar sonrası icra-takip aşamasının yürütülmesi adımlarından oluşur. Müvekkilin hak ve menfaatleri korunurken, çocukların üstün yararı ve eşlerin ekonomik dengesi bütün süreç boyunca dikkate alınır.
Aile hukukunda hizmet kapsamı
Boşanma
TMK md. 161-184 kapsamında anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları; zina, hayata kast, suç işleme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması sebeplerine dayalı dava süreçleri.
→Velayet
TMK md. 335-355 uyarınca çocukların velayetinin verilmesi, velayet değişikliği davaları, kişisel ilişki kurulması ve velayetin kötüye kullanılması hallerinde dava ve takip işlemleri.
→Nafaka
TMK md. 175 ve 364-376 kapsamında tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası talepleri; nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları ile nafaka borcunun icrası süreçleri.
→Mal Rejimi Tasfiyesi
TMK md. 202-281 hükümleri çerçevesinde edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımı, katılma alacağı ve değer artış payı hesaplamaları.
Aile Konutu Şerhi
TMK md. 194 kapsamında aile konutu üzerine tapuya şerh tescili, hakimin müdahalesi davaları ve boşanma sürecinde aile konutunun düzenlenmesinde hukuki temsil.
→Aile İçi Koruma Tedbirleri
6284 sayılı Kanun kapsamında aile içi şiddetin önlenmesi için tedbir kararı talepleri, uzaklaştırma kararları ve koruyucu tedbirlerin uygulanması süreçleri.
Aile hukukuna dair temel hükümler
Boşanma sebepleri ve süreçleri
Boşanma, TMK md. 161 ila 184. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Türk hukukunda boşanma özel sebepler ve genel sebepler olmak üzere iki ana grupta toplanır. Özel sebepler arasında zina (TMK md. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK md. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK md. 163), terk (TMK md. 164) ile akıl hastalığı (TMK md. 165) yer alır.
Genel sebepler kapsamında ise evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK md. 166) en yaygın başvurulan dayanaktır. Eşlerden biri veya her ikisi, evlilik birliğinin sürmesinin kendileri için çekilmez hale geldiğini ileri sürerek bu sebebe dayanabilir. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar evliliğin en az bir yıl sürmüş olması koşuluyla mahkemeye birlikte başvurarak, mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda anlaşmaya vararak boşanabilirler (TMK md. 166/3). Çekişmeli boşanmalar ise daha uzun süren ve delil incelemesi gerektiren süreçlerdir.
Boşanmanın hukuki sonuçları
Boşanma kararı verildiğinde, eşler arasında çeşitli hukuki sonuçlar doğar. Bunların başında velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi ve maddi-manevi tazminat gelir. Çocuk varsa, mahkeme kararında çocuğun hangi eşe verileceği, diğer eş ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası belirlenir. Eşlerden biri ekonomik olarak yoksulluğa düşecekse, kusursuz veya daha az kusurlu olması koşuluyla yoksulluk nafakası talep edebilir.
Maddi ve manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları zedelenen eşin diğer eşten talep edebileceği bir tazminat türüdür (TMK md. 174). Tazminat talepleri davanın görüldüğü mahkemede ve aynı dosya içinde ileri sürülmelidir; ayrı dava açılması zaman ve masraf kaybına yol açar. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte mal rejimi tasfiyesi süreci başlar; bu süreç ayrı bir dava olarak Aile Mahkemesinde görülür.
Velayet ve çocuk hakları
Velayet, evlilik birliği içinde anne ve baba tarafından birlikte kullanılır; eşlerin boşanması veya ayrılığı halinde mahkeme, çocuğun velayetini eşlerden birine verir (TMK md. 336). Velayetin verilmesinde belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; mahkeme, çocuğun yaşı, anneye veya babaya bağlılığı, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumu, çocukla ilgilenme imkânları gibi unsurları değerlendirir. Çocuğun belirli bir yaşa ulaşmış olması (genellikle yedi yaş ve üstü) halinde çocuğun görüşü de alınır.
Velayet kendisine bırakılmayan eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı bulunur (TMK md. 182). Mahkeme, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin durumu çerçevesinde kişisel ilişkinin sıklığını ve şeklini belirler; çocuğun yaşına ve gereksinimlerine göre saatler, günler veya haftalar olarak düzenlenebilir. Velayetin kötüye kullanılması halinde diğer eş veya kanunda öngörülen haller bakımından savcılık velayetin değiştirilmesi davası açabilir.
Nafaka türleri
Türk hukukunda dört temel nafaka türü bulunur. Tedbir nafakası (TMK md. 169), boşanma davası açıldıktan sonra dava devam ederken eşlerden birinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla geçici olarak hükmedilen nafakadır. Yoksulluk nafakası (TMK md. 175), boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan kusursuz veya daha az kusurlu eşin diğer eşten talep edebileceği nafakadır.
İştirak nafakası (TMK md. 182), velayet kendisine bırakılmayan eş tarafından çocukların bakım ve eğitim giderleri için ödenir. Çocuğun yaşı ilerledikçe ve ihtiyaçları arttıkça nafakanın artırılması talep edilebilir. Yardım nafakası (TMK md. 364) ise yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında geçerli bir nafaka türüdür. Nafaka miktarları, yükümlüsünün ekonomik gücü ve alacaklının ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir.
Mal rejimi tasfiyesi
Türk hukukunda 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenenler için edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimidir (TMK md. 202). Bu rejim altında, evlilik süresince eşlerin elde ettikleri kazançlardan oluşan edinilmiş mallar ile, eşin evlilik öncesi sahip olduğu veya evlilik sırasında miras yoluyla edindiği kişisel mallar ayrı tutulur. Boşanma halinde eşlerin edinilmiş malları arasındaki dengesizlik, katılma alacağı yoluyla giderilir.
Mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma davasından ayrı ve bağımsız bir dava olarak görülür; ancak çoğunlukla boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılır. Tasfiye sürecinde her eşin malları ayrı ayrı değerlendirilir; edinilmiş mallar ve kişisel mallar belirlenir, mal değerleri tespit edilir, varsa değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanır. Eşler isterse evlilik birliği kurulurken veya evlilik süresince mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilirler; bu için noter onaylı sözleşme gerekir.
Aile içi koruma tedbirleri (6284 sayılı Kanun)
Aile içi şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi bulunan kişilerin korunması, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmiştir. Mahkeme, başvuru üzerine veya re’sen, koruma altına alınacak kişi için çeşitli koruyucu ve önleyici tedbir kararları verebilir. Bunlar arasında şiddet uygulayanın uzaklaştırılması, iletişimin kesilmesi, yaklaşmama, silah teslimi, geçici nafaka ödenmesi ve barınma yeri sağlanması gibi tedbirler yer alır. Tedbir kararları, başvurunun yapıldığı gün veya en geç ertesi günü Aile Mahkemesince incelenir; gecikmeksizin verilir. Bu süreçte hukuki destek almak, doğru tedbir türünün talep edilmesi ve sonradan açılacak boşanma sürecinin koordinasyonu bakımından önemlidir.
Aile konutu koruması
Aile konutu, eşlerin ortak yaşamlarını sürdürdükleri konuttur ve TMK md. 194 ile özel olarak korunmaktadır. Malik olan eş, diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutu üzerinde satış, devir veya sınırlandırıcı işlem yapamaz; kira sözleşmesini tek başına feshedemez. Bu koruma, malik olmayan eşin tapu kütüğüne aile konutu şerhi tescil ettirmesi yoluyla daha güçlü hale getirilebilir; şerh, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını engeller. Boşanma sürecinde aile konutunun düzenlenmesi de TMK md. 254 kapsamında ele alınır; mahkeme, aile konutunun eşlerden birine bırakılmasına geçici veya sürekli olarak karar verebilir.
Aile hukukunda kritik süreler
Aile hukuku davalarında bazı süreler hak düşürücü, bazıları ise zamanaşımı niteliğindedir. Sürelerin doğru hesaplanması, davanın açılmasının zamanlaması ve hak kaybının önlenmesi bakımından büyük önem taşır.
Yukarıdaki süreler genel hükümlere ilişkin olup somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Sürelerin doğru hesaplanması ve uygulanması için somut dosyanın değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu kararları, aile hukuku uygulamasında yol gösterici niteliğe sahiptir. Aşağıdaki içtihat çizgileri, davaların değerlendirilmesinde dikkate alınan temel ilkeleri yansıtır:
Çocuğun üstün yararı temel ölçüt
Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin tüm kararlarda çocuğun üstün yararı belirleyici ölçüttür. Bu yaklaşım, hem ulusal mevzuattan hem de Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanır. Mahkeme; çocuğun yaşı, anne-babaya bağlılığı, sosyal ve eğitim durumu, ebeveynlerin ekonomik koşulları ve çocukla ilgilenme imkânlarını bütün olarak değerlendirir.
Evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kusur
TMK md. 166 kapsamındaki çekişmeli boşanma davalarında kusur değerlendirmesi hem boşanma kararını hem de mali sonuçları etkiler. Yargıtay, eşlerden hangisinin ne ölçüde kusurlu olduğunu somut delillerle belirler; kusursuz veya daha az kusurlu eş yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri bakımından korunur. Tek taraflı kusur, tarafların eşit kusuru ve hiç kusur bulunmaması farklı sonuçlara yol açar.
Yoksulluk nafakasında kusursuzluk şartı
TMK md. 175 uyarınca yoksulluk nafakası talep edebilmek için davacı eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, ağır kusurlu eş yoksulluğa düşse dahi yoksulluk nafakası alamaz. Buna karşın, eşit kusur halinde nafakanın hükmedilmesi mümkündür; bu durum somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Mal rejimi tasfiyesinde kişisel mal ayrımı
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımı tasfiyenin temelini oluşturur. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre evlenmeden önce edinilmiş mallar, evlilik sırasında miras veya bağışlama yoluyla intikal eden mallar ile manevi tazminat olarak alınan tutarlar kişisel mal sayılır. Bu ayrımın delillerle ispatlanması, katılma alacağının doğru hesaplanması bakımından kritik önemdedir.
Yukarıdaki ilkeler genel içtihat çizgisini yansıtmakta olup, somut olayın özelliklerine göre farklı yönde kararlar verilmesi mümkündür. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Dava ve takip süreci
Yetkili ve görevli mahkeme
Aile hukukundan kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir (HMK md. 4/1-d ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun). Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde, bu davalar Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla baktığı dosyalarda görülür. Boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi, aile konutu şerhi, soybağı, evlat edinme ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları gibi tüm aile hukuku uyuşmazlıkları bu mahkemede ele alınır.
Yer yetkisi bakımından TMK md. 168 uyarınca boşanma davaları, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Bu özel yetki kuralı, eşlerden birinin yerleşim yerini değiştirmesi halinde dahi uyuşmazlığın çözümünü kolaylaştırmak amacını taşır. Velayet ve nafaka davalarında ise kural olarak çocuğun ya da nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
İzmir’de eşlerden birinin yerleşim yeri Bayraklı, Karşıyaka, Bornova, Konak, Buca veya başka bir ilçede ise dava, ilgili Aile Mahkemesinde açılır. Bayraklı’daki yerleşim yerleri bakımından Bayraklı Adliyesi; ilk derece kararına karşı istinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yürütülür. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları için zaman zaman Asliye Ceza ve Sulh Ceza Mahkemelerinin de yetkili olduğu durumlar bulunur; başvuru kanalı ve tedbir türüne göre değerlendirme yapılır.
Aile hukukunda merak edilenler.
Aşağıdaki sorular, ilk görüşme öncesi sıkça karşılaşılan konulara genel cevap vermek amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanız hakkında ayrıntılı değerlendirme için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
Bağlantılı sayfalar
İzmir Boşanma Avukatı
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarının takibi; özel sebepler ve evlilik birliğinin temelden sarsılması.
→İzmir Velayet Avukatı
Çocukların velayetinin verilmesi, velayet değişikliği ve kişisel ilişki kurulması davaları.
→İzmir Nafaka Avukatı
Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası talepleri; nafaka artırılması, azaltılması ve icrası süreçleri.
→Aile Konutu Şerhi
TMK md. 194 kapsamında aile konutu şerhi tescili, hakimin müdahalesi ve boşanmada aile konutunun düzenlenmesi.
→Aile hukuku uyuşmazlığınız için ön değerlendirme
Evlilik birliği, boşanma, velayet, nafaka veya mal rejimine ilişkin sorularınız için iletişime geçebilirsiniz. Belgelerinizi paylaşmanız halinde dosyanızın ön değerlendirmesi yapılır; sürecin doğru planlanması bakımından erken görüşme önerilir.
Adalet Mh., 1593/1. Sokak, Toki No:51 J6 Blok D:2, Bayraklı / İzmir
Çalışma saatleri: Pazartesi — Cuma · 09:00 — 18:00