Tedbir Nafakası: Ne Zaman Başlar, Nasıl Belirlenir? (2026)

tedbir nafakası — dava süresince geçici nafaka

Boşanma davası açıldığı anda hayat durmaz: kira ödenmeye, çocuğun okulu devam etmeye, mutfak masrafı işlemeye devam eder. Tedbir nafakası, yargılama süresince ekonomik olarak zor durumda kalacak eşin ve çocukların geçimini güvence altına alan geçici bir önlemdir. Bu rehberde; tedbir nafakasının ne zaman başladığını, miktarının neye göre belirlendiğini, nasıl itiraz edileceğini, ödenmemesi hâlinde faiz, maaş haczi ve tazyik hapsinin nasıl işlediğini ve hangi hâllerde sona erdiğini güncel Yargıtay içtihatlarıyla birlikte açıklıyoruz.

i

Kısaca

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası süresince eş ve çocukların geçimi için hâkim tarafından talep olmasa da kendiliğinden değerlendirilen geçici bir önlemdir (TMK m. 169). Kural olarak dava tarihinden itibaren işler, tarafların kusur durumu dikkate alınmaz ve boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer; koşulları varsa eş için yoksulluk, çocuk için iştirak nafakası olarak devam eder. Sabit bir tarife yoktur; miktar, ihtiyaç ile ödeme gücü karşılaştırılarak belirlenir. Ara karara karşı tek başına istinaf yolu kapalıdır; itiraz, kararı veren aile mahkemesine yapılır. Ödenmemesi hâlinde icra takibi, maaş haczi ve İİK m. 344 uyarınca tazyik hapsi gündeme gelebilir.

Tedbir Nafakası Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır. Kanun bu önlemleri üç başlıkta örnekler: eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin tedbirler. Uygulamada bu önlemlerin en görünür olanı, aylık bir ödeme biçiminde belirlenen tedbir nafakasıdır.

Tedbir nafakasını diğer nafaka türlerinden ayıran temel özellik, geçici nitelikte olmasıdır: yargılama boyunca hüküm ifade eder ve nihai kararla kaderi belirlenir. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve iştirak nafakası (TMK m. 182) ise boşanmanın sonuçlarıdır ve kararın kesinleşmesinden sonraki dönemi düzenler. Nafaka türlerinin tamamı için İzmir nafaka avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Nafaka türüDayanakKapsadığı dönemTalep şartıSona ermesi
Tedbir nafakasıTMK m. 169 (dava içinde), m. 197 (bağımsız)Dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadarTalep şart değil; hâkim resen değerlendirirKararın kesinleşmesiyle kendiliğinden
Yoksulluk nafakasıTMK m. 175Kararın kesinleşmesinden sonraTalep gerekir; isteyenin kusuru daha ağır olmamalıdırAlacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden; fiilen evli gibi yaşama ya da yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde mahkeme kararıyla (TMK m. 176)
İştirak nafakasıTMK m. 182Kararın kesinleşmesinden sonraHâkim resen düzenlerÇocuğun ergin olmasıyla; ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa eğitimi sona erinceye kadar (TMK m. 328)

Tedbir Nafakasının Şartları

Dört temel ilke

1

Görülmekte olan bir dava

Boşanma veya ayrılık davası açılmış olmalıdır. Dava olmadan, haklı sebeple ayrı yaşayan eş de TMK m. 197’ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası isteyebilir.

2

Talep şart değil

Hâkim, eş ve çocuklar için gerekli önlemleri talep olmasa da resen değerlendirmekle yükümlüdür. Yine de somut talep ve belge sunulması, miktarın doğru belirlenmesini kolaylaştırır.

3

Kusur aranmaz

Tedbir nafakası takdirinde tarafların kusur durumu ölçü değildir; kusurlu eş yararına dahi hükmedilebilir. Nihai kararda belirlenen kusur, ödenen tedbir nafakasının iadesini de gerektirmez.

4

İhtiyaç ve ödeme gücü dengesi

Miktar; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile yükümlünün malî gücüne göre belirlenir. Eşlerin ekonomik güçleri birbirine yakınsa tedbir nafakasına hükmedilmeyebilir.

Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar?

Kural nettir: tedbir nafakası, davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar ve karar kesinleşinceye kadar devam eder. Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin araştırma (SED) sonuçları dosyaya girer girmez ara kararla nafakayı belirler; ancak belirlenen miktar dava tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ilkeyi şöyle ifade eder:

“Geçici bir önlem niteliğindeki talebe bağlı olmaksızın takdir edilen tedbir nafakası kural olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınır… Tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir.” (Yargıtay HGK, E. 2019/107, K. 2022/318, T. 15.03.2022)

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, nafakanın ara kararın verildiği tarihten başlatılmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla ayrı yaşama hakkı doğan eş lehine tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, ara karar tarihinin esas alınmasının doğru olmadığını belirtmiştir (2. HD, E. 2021/8923, K. 2021/9468, T. 13.12.2021). Bu nedenle ara karar geç verilse bile aradaki dönemin nafakası birikmiş alacak olarak istenebilir.

Tedbir nafakası süreci: dava tarihinden kesinleşmeye
  1. 1
    Dava açılır

    Tedbir nafakası bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Ara karar aylar sonra verilse bile başlangıç, dava tarihidir.

  2. 2
    Sosyal ve ekonomik durum araştırması

    Mahkeme, tarafların gelirini, malvarlığını ve zorunlu giderlerini kolluk ve kurum yazılarıyla tespit ettirir. Dosyaya sunulan bordro, kira sözleşmesi ve fatura örnekleri bu aşamada belirleyicidir.

  3. 3
    Ara kararla miktar belirlenir

    Hâkim, talep olmasa da eş ve çocuklar için gerekli önlemleri resen değerlendirir; belirlediği miktar dava tarihinden geçerli olur.

  4. 4
    Koşullar değişirse itiraz edilir

    Miktarın artırılması, azaltılması veya tedbirin kaldırılması, kararı veren aile mahkemesinden istenir. Ara karar tek başına istinaf edilemez.

  5. 5
    Karar kesinleşir

    Tedbir nafakası kendiliğinden sona erer. Ödenmemiş dönem, birikmiş alacak olarak icra takibine konu edilebilir.

  6. 6
    Yerini kalıcı nafakalar alır

    Koşulları varsa eş için yoksulluk nafakası (TMK m. 175), çocuk için iştirak nafakası (TMK m. 182) devreye girer.

Tedbir Nafakası Ne Kadar? Miktar Nasıl Belirlenir?

Tedbir nafakasında sabit bir tarife yoktur. Hâkim; nafaka isteyenin barınma, beslenme, ulaşım, sağlık ve çocuk giderleri gibi zorunlu ihtiyaçlarını, yükümlünün gelirini ve yaşam standardını birlikte değerlendirir. Bu nedenle dosyaya giren gelir ve gider belgeleri sonucu doğrudan etkiler: bordro, SGK kaydı, kira sözleşmesi, okul ve sağlık faturaları ile banka hareketleri en sık kullanılan delillerdir.

Miktar nasıl hesaplanır?

Mahkeme bir tarifeye değil, iki tablonun karşılaştırmasına bakar. Bir yanda nafaka isteyenin ve yanındaki çocukların aylık zorunlu gideri: kira ve aidat, elektrik-doğal gaz-su, market, ulaşım, okul ve servis, sağlık. Öte yanda yükümlünün net geliri ve üzerindeki mevcut yükler: kendi barınma gideri, varsa başka nafaka borcu, kredi taksitleri. Hâkim bu iki tabloyu TMK m. 4’teki hakkaniyet ölçüsüyle dengeler; nafaka isteyenin açığını kapatmayı hedefler, yükümlüyü ödeyemez duruma düşürmez. Bu nedenle “ortalama tedbir nafakası” diye bir rakam yoktur: aynı gelir düzeyindeki iki dosya, gider kalemleri farklıysa farklı sonuç verir.

İki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakasına engel değildir; belirleyici olan gelirler arasındaki dengedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre iki istisna öne çıkar: eşlerin ekonomik güçlerinin birbirine yakın olması hâlinde tedbir nafakası verme zorunluluğu ortadan kalkabilir; bir başkasıyla evlilik dışı birliktelik yaşayan eş yararına ise tedbir nafakasına hükmedilmez.

“Kusurlu eş yararına dahi bu tedbirlerin alınması mümkündür. Yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hâl değildir. Ancak eşlerin ekonomik güçlerinin birbirine yakın olması durumu söz konusu ise geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı söylenebilir.” (Yargıtay HGK, E. 2017/1891, K. 2018/1577, T. 25.10.2018)

Çalışan veya Geliri Olan Eş Tedbir Nafakası Alabilir mi?

Tedbir nafakasında en sık yanlış bilinen konulardan biri, gelir sahibi olmanın nafaka hakkını ortadan kaldırdığıdır. Oysa ölçü, tarafların gelirinin bulunup bulunmaması değil, gelirler arasındaki dengedir. Her iki tarafın da çalışıyor olması tedbir nafakasına engel değildir; belirleyici olan, nafaka isteyenin zorunlu ihtiyaçlarını kendi geliriyle karşılayıp karşılayamadığı ve yükümlünün malî gücüdür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kabulüne göre “yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim” gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan kişi yoksul sayılır ve asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak, kişiyi yoksulluktan kurtaran bir olgu olarak kabul edilmez.

Bu ilke tedbir nafakası taleplerinde de uygulanır: mahkeme, kadının asgari ücretle çalışıyor olmasını gerekçe göstererek tedbir nafakası istemini tümden reddedemez (Yargıtay 2. HD, E. 2015/2301, K. 2015/16187, T. 17.09.2015).

Aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de, nafaka isteyenin asgari ücretle çalışıyor olmasının miktarın belirlenmesinde etken olacağını, ancak “geliri var” denilerek talebin bütünüyle reddedilemeyeceğini belirtmiştir (3. HD, E. 2015/1811, K. 2015/9897, T. 01.06.2015). Bu durumda hâkim, TMK m. 4’teki hakkaniyet ilkesi çerçevesinde, nafaka isteyenin açığını kapatacak ve yükümlünün gelirini zorlamayacak bir miktar belirler.

Buna karşılık eşlerin ekonomik güçleri birbirine yakınsa tedbir nafakasına hükmetme zorunluluğu ortadan kalkabilir. Yani mesele bir “çalışıyor mu” sorusu değil, iki bütçenin karşılaştırılmasıdır.

Tedbir Nafakasına İtiraz: Süre, Usul ve Kanun Yolu

Aleyhine tedbir nafakasına hükmedilen taraf çoğu zaman ilk olarak “bu karara istinafa gidebilir miyim?” diye sorar. Cevap nettir: tedbir nafakasına ilişkin ara karar tek başına kanun yoluna götürülemez.

Bunun sebebi, TMK m. 169 uyarınca alınan geçici önlemlerin, HMK m. 389 ve devamında düzenlenen ihtiyati tedbir rejiminin dışında bırakılmış olmasıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ayrımı açıkça ortaya koymuştur: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin talep üzerine ya da resen aldığı TMK m. 169 tedbirleri ve bu tedbirlere itiraz üzerine verilen kararlar, ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülebilir; esas hükümden ayrı ve bağımsız olarak temyiz edilemez (2. HD, E. 2013/12333, K. 2013/17362, T. 20.06.2013; aynı yönde 2. HD, E. 2013/17680, K. 2014/304, T. 14.01.2014).

Peki yol tamamen kapalı mı? Hayır. Doğru yol, kararı veren aile mahkemesine dilekçeyle itiraz etmektir. Tedbir nafakası geçici nitelikte olduğundan hâkim, yargılama sırasında değişen koşullara göre kendi ara kararından dönebilir: miktarı artırabilir, azaltabilir veya tedbiri tümüyle kaldırabilir. Uygulamada, itiraz üzerine nafakanın indirildiği örnekler yaygındır (3. HD, E. 2013/14412, K. 2013/12680, T. 16.09.2013).

Bu itiraz için kanunda öngörülmüş kesin bir süre yoktur; yargılama devam ettiği sürece her aşamada talepte bulunulabilir. Ancak sonucu belirleyen şey dilekçenin kendisi değil, ekindeki belgelerdir: gelirdeki düşüşü gösteren bordro, işten çıkış bildirgesi, sağlık gideri, diğer nafaka yükümlülükleri ya da karşı tarafın gelirine ilişkin yeni deliller olmadan ara karardan dönülmesi güçtür.

  • Doğru merci: davaya bakan aile mahkemesi — ayrı bir dava veya istinaf başvurusu değil.
  • Süre: kanuni bir itiraz süresi yoktur; yargılama sürdüğü sürece istenebilir.
  • Kanun yolu: ara karar yalnızca esas hükümle birlikte istinaf/temyiz edilebilir.
  • Dikkat: aynı dosyada farklı dönemler için çelişkili miktarlar belirlenmesi infazda karışıklık yaratır; dilekçede hangi tarihten itibaren hangi miktarın talep edildiği açıkça yazılmalıdır.

Miktarın yargılama sonrasında kalıcı olarak değiştirilmesi ise ayrı bir davanın konusudur; ayrıntı için nafakanın artırılması davası rehberimize bakabilirsiniz.

Boşanma Davası Olmadan Tedbir Nafakası İstenebilir mi?

Evet. TMK m. 197 uyarınca, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece eş ayrı yaşama hakkına sahiptir ve ayrı yaşamada haklı olduğunu ispatlarsa, boşanma davası açmadan da kendisi ve yanındaki çocuklar için tedbir nafakası talep edebilir. Bu dava, aile mahkemesinde bağımsız bir dava olarak görülür; sonradan boşanma davası açılırsa iki dosya birlikte değerlendirilir.

Tedbir Nafakası Hangi Mahkemeden İstenir? Görev ve Yetki

Tedbir nafakası talebi, ister boşanma davasının içinde ister bağımsız bir dava olarak ileri sürülsün, aile mahkemesinin görev alanındadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi, Türk Medenî Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabı’ndan doğan dava ve işleri aile mahkemelerine bırakmıştır; tedbir nafakasının dayanağı olan TMK m. 169 ve m. 197 de bu kitapta yer alır.

Aile mahkemeleri her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede kurulur (4787 s. K. m. 2); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalar asliye hukuk mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla görülür.

Yetki ise talebin hangi çerçevede ileri sürüldüğüne göre değişir. Boşanma veya ayrılık davası içindeki tedbir nafakası talebinde, davanın yetkisi neyse tedbirin yetkisi de odur: TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir.

Boşanma davası açılmaksızın TMK m. 197 kapsamında bağımsız tedbir nafakası isteniyorsa yetki kuralı TMK m. 201’de düzenlenmiştir: evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklıysa ve her ikisi de önlem istemişse, ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur. Daha önce alınmış bir önlemin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması ise kural olarak önlem kararını veren mahkemeden istenir.

Talebin çerçevesiGörevli mahkemeYetkili mahkemeDayanak
Boşanma / ayrılık davası içindeAile mahkemesiEşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer4787 s. K. m. 4; TMK m. 168, 169
Bağımsız tedbir nafakası davasıAile mahkemesiEşlerden herhangi birinin yerleşim yeri4787 s. K. m. 4; TMK m. 197, 201
Önlemin değiştirilmesi / kaldırılmasıAile mahkemesiÖnlem kararını veren mahkemeTMK m. 201

Bir noktaya dikkat etmek gerekir: TMK m. 197’ye dayalı bağımsız davada, ayrıca TMK m. 169 uyarınca “geçici” nitelikte ikinci bir nafakaya hükmedilmesi mümkün değildir; bu davada doğrudan dava tarihinden geçerli tedbir nafakasına karar verilir (3. HD, E. 2013/14412, K. 2013/12680, T. 16.09.2013).

Çocuk İçin Tedbir Nafakası

Yargılama sırasında çocuklar kimin yanında kalıyorsa, diğer eş çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, çocuklar yararına tedbir nafakasını da resen değerlendirir; velayet düzenlemesi henüz yapılmadığı için bu dönemde ölçü, çocuğun fiilen kimin yanında olduğudur. Boşanma kararının kesinleşmesiyle çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası, koşulları varsa iştirak nafakası olarak devam eder.

Tedbir Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

Tedbir nafakası, yargılama sırasında hâkim tarafından kaldırılmadığı takdirde boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Kesinleşme sonrası dönem için ayrıca karar verilmiş olması gerekir: eş yararına yoksulluk nafakası, çocuk yararına iştirak nafakası koşulları varsa hükmedilir ve tedbir nafakasının kaldığı yerden bu nafakalar devam eder. Boşanma davasının reddi hâlinde ise tedbir nafakası, kararın kesinleşmesine kadar işler; sonrasında koşulları varsa TMK m. 197 kapsamında bağımsız nafaka gündeme gelebilir.

Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası bir mahkeme kararıdır; ödenmediğinde ilamlı icra takibine konu edilebilir ve birikmiş alacak yasal faiziyle birlikte tahsil edilir. Ancak takibin kurgusu sonucu doğrudan etkiler: birikmiş nafaka ile işleyecek (cari) nafaka faiz, maaş haczi ve tazyik hapsi bakımından farklı rejimlere tabidir. Aşağıdaki üç başlıkta bu ayrımı ve doğurduğu sonuçları ele alıyoruz.

Tedbir Nafakasında Faiz ve Muacceliyet

İcra takibinde en çok itiraza konu olan kalem faizdir; çünkü nafaka alacağında faizin başlangıcı, alacağın doğduğu tarih değil muaccel (istenebilir) hâle geldiği tarihtir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi şöyle özetler:

“Nafaka alacağı her gün doğar ve işlemeye başlar. Ancak hâkimin kararı ile ödenebilir hâle gelir. Nafaka muaccel olmadıkça faiz uygulanamaz.” (Yargıtay 2. HD, E. 2016/12759, K. 2017/5280, T. 03.05.2017)

Bu ilkenin pratik sonucu ikiye ayrılır. Dava tarihi ile ara karar tarihi arasında biriken tutar, ancak kararla istenebilir hâle geldiğinden bu kısım için faiz karar tarihinden işler. Karar sonrasında işleyen aylar bakımından ise her ay kendi muacceliyet tarihinde faiz işlemeye başlar; yani faiz, ay ay hesaplanır (8. HD, E. 2013/14027, K. 2014/4852, T. 21.03.2014).

İlamda faize ilişkin bir hüküm yoksa 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi koşullarında değişen oranlarda yasal faiz istenebilir; icrası kesinleşmeye bağlı olmayan ilamlarda bu faiz karar tarihinden itibaren yürütülür (8. HD, E. 2015/20138, K. 2015/22600, T. 16.12.2015; anılan kararda atıf yapılan HGK, E. 2000/12-739, K. 2000/746, T. 05.04.2000). Hesaplamada yıl 365 gün kabul edilir ve borçlunun kısmi ödemeleri öncelikle işlemiş faizden mahsup edilir.

Sık yapılan hata: takip talebinde faizin dava tarihinden istenmesi. Bu talep, borçlunun faize itirazını haklı kılar ve takibin o kısmının durmasına, ardından itirazın iptali davasıyla vakit kaybına yol açar. Doğru kurgu, birikmiş dönem için karar tarihinden, işleyen aylar için ise her ayın muacceliyetinden faiz istemektir.

Maaş Haczi: Cari ve Birikmiş Nafaka Nasıl Kesilir?

Nafaka alacağı, maaş haczinde diğer alacaklardan ayrıcalıklı bir konumdadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesi işçi ücretinin dörtte birinden fazlasının haczedilemeyeceğini söyler; ancak aynı madde “nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır” diyerek nafakayı bu sınırın dışında tutar.

Uygulamada ayrım şudur: işleyecek (cari) aylık nafakanın tamamı borçlunun maaşından kesilir ve dörtte bir sınırına tabi değildir. Dahası, maaş üzerinde daha önce konulmuş hacizler bulunsa bile mahkemece hükmolunan ve işlemekte olan nafaka alacağı birinci sırada yer alır (12. HD, E. 2018/6682, K. 2019/5934, T. 09.04.2019).

Birikmiş nafaka ise adi alacak niteliğindedir ve İİK m. 83’e tabidir: cari nafaka her ay tamamen kesildikten sonra kalan tutardan, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli kısım gözetilerek, maaşın dörtte birinden az olmamak üzere kesinti yapılır (8. HD, E. 2015/16678, K. 2015/23126, T. 24.12.2015; emekli maaşı yönünden aynı yönde 12. HD, E. 2012/29765, K. 2013/6396, T. 28.02.2013).

Nafaka dışındaki alacaklılar da ancak bu sıradan sonra kesinti yapabilir (8. HD, E. 2016/14341, K. 2016/13513, T. 10.10.2016).

Alacak kalemiNiteliğiMaaştan kesintiDayanak
İşleyecek (cari) nafakaNafaka alacağıTamamı kesilir; 1/4 sınırı uygulanmaz, birinci sırada4857 s. K. m. 35; 12. HD 2019/5934
Birikmiş nafakaAdi alacakCari nafaka kesildikten sonra kalanın 1/4’ünden az olmamak üzereİİK m. 83; 8. HD 2015/23126
Diğer alacaklarAdi alacakNafaka kesintilerinden sonra kalan tutar üzerinden8. HD 2016/13513

Kesinti her ay yenilendiği için, borçlunun şikâyet hakkı da her ay yeniden doğar: son maaş kesintisi esas alınarak icra mahkemesine başvurulabilir (12. HD, E. 2018/6682, K. 2019/5934).

Tazyik Hapsi (İİK m. 344): Şartları ve Sınırları

Nafaka kararına uymamanın en ağır sonucu, İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesindeki tazyik hapsidir:

“Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.” (İİK m. 344/1)

Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası da bu hükmün kapsamındadır; uygulamada aile mahkemesinin tedbir nafakasına ilişkin ara kararına dayalı takiplerde tazyik hapsine hükmedilmektedir (12. HD, E. 2021/6090, K. 2021/7425, T. 14.09.2021). Ancak yaptırım otomatik değildir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi şartları şöyle sıralar (12. HD, E. 2023/5916, K. 2023/4872, T. 12.09.2023):

  • İcra emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiş olması,
  • Borçlunun ilamdaki ödeme koşullarına uymamış olması,
  • İcra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunması,
  • Nafakanın kaldırılması veya azaltılması istemli bir davanın bulunmaması; varsa sonuçlanmış olması,
  • Şikâyetin, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde yapılması.

Bu şartlar arasında pratikte en çok gözden kaçan üçüncüsüdür. Takip talebinde yalnızca geçmiş döneme ait birikmiş nafaka istenmiş, işleyecek aylık nafaka talep edilmemişse, alacak adi alacak niteliğindedir ve suçun unsurları oluşmaz; bu durumda tazyik hapsine karar verilemez (12. HD, E. 2023/5270, K. 2023/5343, T. 26.09.2023). Bu nedenle takip talebi düzenlenirken birikmiş nafakanın yanında işleyecek aylık nafakanın da talep edilmesi belirleyicidir.

Borcun eksik ödenmesi, nafakanın ödendiği anlamına gelmez (16. HD, E. 2011/6530, K. 2011/9259, T. 19.12.2011). Cezanın düşürülmesi için borcun icra masrafları ve işlemiş faiziyle birlikte ödenmesi gerekir; kısmi ödeme tek başına düşme kararı verilmesini sağlamaz.

Özet Tablo: Tedbir Nafakasının Temel Kuralları

KonuKuralDayanak
BaşlangıçDava tarihinden itibaren işler; SED araştırması gelince ara kararla belirlenirTMK m. 169; HGK 2022/318
TalepŞart değildir; hâkim resen değerlendirirTMK m. 169
KusurÖlçü değildir; kusurlu eş yararına da hükmedilebilirHGK 2018/1577
Miktarİhtiyaçlar ile yükümlünün malî gücü dengelenir; sabit tarife yokturTMK m. 4, 169
Sona ermeKararın kesinleşmesiyle kendiliğinden; yerine yoksulluk/iştirak nafakası geçebilirHGK 2018/1577; 2022/318
İtirazAra karar tek başına istinaf edilemez; itiraz, kararı veren aile mahkemesine yapılır2. HD 2013/17362
FaizMuaccel olmadıkça işlemez; birikmiş kısımda karar tarihinden, işleyen aylarda her ayın muacceliyetinden2. HD 2017/5280; 8. HD 2014/4852
Maaş hacziCari nafakanın tamamı birinci sırada; birikmiş nafaka kalanın 1/4’ünden az olmamak üzere4857 s. K. m. 35; İİK m. 83
Tazyik hapsiÜç aya kadar; takipte işleyecek aylık nafakanın da istenmiş olması gerekirİİK m. 344; 12. HD 2023/5343
Görev / yetkiAile mahkemesi; yetki talebin çerçevesine göre TMK m. 168 veya m. 2014787 s. K. m. 4

Tedbir Nafakası Talebinde İşe Yarayan Belgeler

Dosyanızı güçlendiren belgeler

Miktarın gerçekçi belirlenmesi, ihtiyaç ve gelirin belgelenmesine bağlıdır.

  • Maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümü (her iki taraf için)
  • Kira sözleşmesi, aidat ve fatura örnekleri
  • Çocuğun okul, servis, kurs ve sağlık giderleri
  • Banka hesap hareketleri (son 6-12 ay)
  • Karşı tarafın bilinen malvarlığına ilişkin bilgiler (araç, taşınmaz, işyeri)
  • Varsa kredi ve borç ödeme planları
  • Başka bir dosyadan ödenen nafakaya ilişkin ödeme kayıtları
  • Ayrı yaşamın haklılığına ilişkin deliller (TMK m. 197 talepleri için)

Tedbir Nafakası Talep Dilekçesinde Neler Bulunmalı?

Tedbir nafakasında sonucu belirleyen şey uzun bir dilekçe değil, talebin doğru kurulmasıdır. Aşağıdaki dokuz unsur eksikse mahkeme ya talebi değerlendiremez ya da nafakayı olması gerekenden geç bir tarihten başlatır.

Talep dilekçesinde bulunması gerekenler
  1. 1
    Mahkeme ve dosya bilgisi

    Davaya bakan aile mahkemesi ve esas numarası. Bağımsız talepte ayrıca yetkinin TMK m. 201’e göre neden bu mahkemede olduğu.

  2. 2
    Hukuki dayanak

    Boşanma davası içindeki talepte TMK m. 169; boşanma davası olmaksızın açılan bağımsız talepte TMK m. 197.

  3. 3
    Kimler için istendiği

    Eş ve çocuklar için ayrı ayrı miktar yazılmalıdır. Tek bir toplam tutar istenmesi, ileride kaldırma ve artırım taleplerinde sorun çıkarır.

  4. 4
    Başlangıç tarihi

    “Dava tarihinden itibaren” ibaresi açıkça yazılmalıdır; yazılmadığında nafaka ara karar tarihinden başlatılabiliyor.

  5. 5
    Aylık gider dökümü

    Kira ve aidat, elektrik-doğal gaz-su, market, ulaşım, okul ve servis, sağlık — kalem kalem ve belgeye bağlı olarak.

  6. 6
    Karşı tarafın malî durumu

    Bilinen gelir, işyeri, araç ve taşınmaz bilgileri ile sosyal-ekonomik durum araştırması talebi.

  7. 7
    Delil listesi

    Bordro, SGK hizmet dökümü, kira sözleşmesi, faturalar, son 6-12 aylık banka hareketleri ve tanık beyanları.

  8. 8
    Ayrı yaşamın haklılığı

    Yalnızca TMK m. 197 taleplerinde: ortak hayatın kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzurunu ciddî biçimde tehlikeye düşürdüğüne ilişkin deliller.

  9. 9
    Netice-i talep

    İstenen aylık miktar, başlangıç tarihi ve “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” ibaresi.

Aleyhine nafakaya hükmedilen taraf için: itiraz dilekçesi ayrı bir dava değildir, kararı veren aile mahkemesine sunulur. Burada belirleyici olan, gelirdeki düşüşü veya mevcut yükleri gösteren yeni belgelerdir: işten çıkış bildirgesi, güncel bordro, başka bir dosyadan ödenen nafaka, kredi ödeme planı. İtirazın hangi dönem için ve hangi miktara yöneldiği açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde aynı dosyada birbiriyle çelişen miktarlar infazda karışıklık yaratır.

Sık Sorulan Sorular

Tedbir nafakası ne kadar?

Sabit bir tutar veya tarife yoktur. Mahkeme; nafaka isteyenin zorunlu giderlerini, yükümlünün gelirini ve tarafların yaşam standardını sosyal-ekonomik durum araştırmasıyla tespit eder ve hakkaniyete göre bir miktar belirler. Aynı gelir düzeyindeki iki dosyada, ihtiyaç kalemleri farklıysa farklı miktarlar çıkabilir.

Tedbir nafakası geriye dönük istenebilir mi?

Tedbir nafakası dava tarihinden itibaren hükmedilir; ara kararın verildiği tarihten değil. Bu nedenle karar geç verilse bile aradaki dönemin nafakası birikmiş alacak olarak talep edilir. Dava tarihinden öncesine uzanan bir talep ise tedbir nafakası kapsamında mümkün değildir.

Çalışan eş tedbir nafakası alabilir mi?

Alabilir. İki tarafın da gelirinin bulunması engel değildir; ölçü gelirler arasındaki dengedir. Ancak eşlerin ekonomik güçleri birbirine yakınsa mahkeme tedbir nafakasına hükmetmeyebilir.

Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?

Evet. Yargıtay’a göre kusur durumu tedbir nafakasının takdirinde ölçü değildir; kusurlu eş yararına dahi hükmedilebilir. Bunun istisnası, bir başkasıyla evlilik dışı birliktelik yaşayan eştir; bu durumda tedbir nafakası verilmez.

Tedbir nafakası sonradan artırılabilir veya kaldırılabilir mi?

Evet. Tedbir nafakası geçici bir önlem olduğundan, koşullar değiştiğinde yargılama sırasında hâkimden miktarın artırılması, azaltılması veya tedbirin kaldırılması istenebilir; hâkim de gerektiğinde ara kararını kendiliğinden değiştirebilir.

Boşanma davam reddedilirse ödediğim tedbir nafakası geri alınır mı?

Hayır. Tedbir nafakası, verildiği dönemde geçerli bir yargı kararına dayanır; davanın reddi veya nihai kararda belirlenen kusur durumu, ödenmiş tedbir nafakasının iadesini gerektirmez.

Tedbir nafakasına itiraz süresi var mı?

Kanunda öngörülmüş kesin bir itiraz süresi yoktur; talep, davaya bakan aile mahkemesine yargılamanın her aşamasında iletilebilir ve hâkim değişen koşullara göre ara kararından dönebilir. Buna karşılık tedbir nafakasına ilişkin ara karar tek başına istinaf veya temyiz edilemez; yalnızca esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülebilir.

Tedbir nafakası maaştan nasıl kesilir?

İşleyecek aylık nafakanın tamamı, dörtte bir sınırına tabi olmaksızın ve maaş üzerinde daha önce konulmuş hacizlerden önce birinci sırada kesilir. Birikmiş nafaka ise adi alacak sayılır; cari nafaka kesildikten sonra kalan tutarın dörtte birinden az olmamak üzere kesinti yapılır.

Tedbir nafakası ödenmezse hapis cezası verilir mi?

İİK m. 344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi gündeme gelebilir. Ancak bunun için icra emrinin tebliğ edilmiş olması, icra emrinin tebliği ile şikâyet arasında en az bir aylık işlemiş cari nafaka borcunun bulunması ve şikâyet sürelerine uyulması gerekir. Takipte yalnızca geçmiş döneme ait birikmiş nafaka istenmişse suçun unsurları oluşmaz.

Tedbir nafakasında faiz ne zaman başlar?

Nafaka alacağı muaccel olmadıkça faiz işlemez. Dava tarihi ile ara karar tarihi arasında biriken kısım için faiz karar tarihinden, karar sonrasında işleyen aylar için ise her ayın muaccel olduğu tarihten itibaren hesaplanır. Takipte faizin dava tarihinden istenmesi, borçlunun itirazını haklı kılar.

Tedbir nafakası hangi mahkemeden istenir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma veya ayrılık davası içindeki talepte yetki TMK m. 168’e, boşanma davası olmaksızın açılan bağımsız talepte ise TMK m. 201’e göre belirlenir; ikinci hâlde eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Asgari ücretle çalışan eş tedbir nafakası alabilir mi?

Alabilir. Yargıtay’ın yerleşik kabulüne göre asgari ücret düzeyinde gelire sahip olmak kişiyi yoksulluktan kurtaran bir olgu değildir; mahkeme yalnızca “geliri var” gerekçesiyle talebi tümden reddedemez. Gelir düzeyi, nafakanın miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.

Dayanaklar ve Kaynakça

Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 4, 168, 169, 175, 176, 182, 197, 201, 328 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83, 344, 354 · 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 · 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 2, 4 · 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 1

Başlangıç, kusur ve genel ilkeler: Yargıtay HGK, E. 2019/107, K. 2022/318, T. 15.03.2022 · Yargıtay HGK, E. 2017/1891, K. 2018/1577, T. 25.10.2018 · Yargıtay 2. HD, E. 2021/8923, K. 2021/9468, T. 13.12.2021

İtiraz ve kanun yolu: Yargıtay 2. HD, E. 2013/12333, K. 2013/17362, T. 20.06.2013 · Yargıtay 2. HD, E. 2013/17680, K. 2014/304, T. 14.01.2014 · Yargıtay 3. HD, E. 2013/14412, K. 2013/12680, T. 16.09.2013

Gelir durumu ve miktar: Yargıtay 2. HD, E. 2015/2301, K. 2015/16187, T. 17.09.2015 · Yargıtay 3. HD, E. 2015/1811, K. 2015/9897, T. 01.06.2015

Faiz ve muacceliyet: Yargıtay 2. HD, E. 2016/12759, K. 2017/5280, T. 03.05.2017 · Yargıtay 8. HD, E. 2015/20138, K. 2015/22600, T. 16.12.2015 · Yargıtay 8. HD, E. 2013/14027, K. 2014/4852, T. 21.03.2014 · Yargıtay HGK, E. 2000/12-739, K. 2000/746, T. 05.04.2000

Maaş haczi: Yargıtay 12. HD, E. 2018/6682, K. 2019/5934, T. 09.04.2019 · Yargıtay 8. HD, E. 2015/16678, K. 2015/23126, T. 24.12.2015 · Yargıtay 8. HD, E. 2016/14341, K. 2016/13513, T. 10.10.2016 · Yargıtay 12. HD, E. 2012/29765, K. 2013/6396, T. 28.02.2013

Tazyik hapsi: Yargıtay 12. HD, E. 2023/5270, K. 2023/5343, T. 26.09.2023 · Yargıtay 12. HD, E. 2023/5916, K. 2023/4872, T. 12.09.2023 · Yargıtay 12. HD, E. 2021/6090, K. 2021/7425, T. 14.09.2021 · Yargıtay 16. HD, E. 2011/6530, K. 2011/9259, T. 19.12.2011

Tedbir nafakası talebinizin veya aleyhinize belirlenen miktara itirazın değerlendirilmesi için İzmir nafaka avukatı sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya taahhüt niteliği taşımaz. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.