Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakkı (TMK 652): Ev Kime Kalır?
Sağ kalan eşin aile konutu hakkı, eşi ölen kişinin birlikte yaşadıkları evi miras payına mahsuben kendi adına tescil ettirebilmesidir (TMK m.652). Haklı sebep varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınır. Hak bedelsiz değildir: evin değeri miras payını aşarsa fark diğer mirasçılara ödenir. Talep sulh hukuk mahkemesinde ileri sürülür ve açılmış bir ortaklığın giderilmesi davasını bekletir.
Bu yazıda hakkın şartlarını, bedelin nasıl hesaplandığını, çocuklar evi satmak istediğinde ne olacağını ve evde oturmanın ecrimisil riskini Yargıtay kararları ışığında, rakamlı örneklerle anlatıyoruz.
İçindekiler
Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Hakkı Nedir? TMK m.652 Hangi Hakları Verir?
TMK m.652, eşin ölümünden sonra miras paylaşılırken birlikte yaşanan evin ve ev eşyasının sağ kalan eşe verilmesini isteme hakkı tanır. Bu hak mal rejiminden bağımsızdır. Yargıtay, eşler arasında edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı ya da başka bir rejim bulunmasının sonucu değiştirmediğini açıkça belirtir (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.).
Kanun üç ayrı hak türü öngörür. Kural mülkiyettir; intifa ve oturma hakkı ancak haklı sebep varsa gündeme gelir.
| Hak türü | Ne sağlar | Ne zaman sona erer |
|---|---|---|
| Mülkiyet (TMK m.652/1) | Ev eş adına tapuya tescil edilir; eş evi satabilir, kiraya verebilir, kendi mirasçılarına bırakır | Süresiz |
| İntifa hakkı (TMK m.652/2, m.794) | Eş evde oturur ya da evi kiraya verip gelirini alır; mülkiyet çocuklarda kalır | Eşin ölümüyle (TMK m.797) |
| Oturma hakkı (TMK m.652/2, m.823) | Eş yalnızca evde oturur; hak başkasına devredilemez | Eşin ölümüyle Mirasçılara geçmez |
Talep evle sınırlı değildir. Terekede bulunan ev eşyası da aynı maddeye göre eşe verilebilir. Mobilya, beyaz eşya ve günlük yaşamın sürmesi için gereken eşyalar bu kapsamdadır.
Hak, eşin miras payına mahsuben kullanılır. Bu yüzden ev, eşe kendi payına düşen mirasın yerine verilir; eş hem evi hem ayrıca tam miras payını alamaz. Yargıtay bunu “özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir” diye ifade eder.
Hakkın Şartları ve Kullanılamayacağı Haller
Sağ kalan eşin TMK m.652’den yararlanabilmesi için beş şartın birlikte bulunması gerekir:
- Evlilik ölüm anında sürmeli. Boşanma kesinleşmişse eşler birbirinin mirasçısı olamaz (TMK m.181/1). Boşanma davası sürerken eş ölürse ve ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam edip sağ kalan eşin kusurunu ispat ederse, sağ kalan eş yine mirasçı olamaz (TMK m.181/2).
- Sağ kalan eş mirasçı olmalı. Mirası reddeden, mirasçılıktan çıkarılan ya da mirastan yoksun kalan eş bu hakkı kullanamaz; çünkü hak miras payına dayanır. Ayrıntı için mirasın reddi ve mirasçılıktan çıkarma yazılarımıza bakabilirsiniz.
- Ev terekeye ait olmalı. Ev ya da evdeki pay ölen eşin adına kayıtlı olmalıdır. Ev zaten sağ kalan eşin adınaysa TMK m.652’ye gerek kalmaz. Evin bir kısmı iki eşe ortaksa, talep ölen eşin payı üzerinde ileri sürülür.
- Ev, eşlerin birlikte yaşadığı konut olmalı. Yazlık, kirada olan daire ya da yalnızca zaman zaman kalınan ev bu kapsamda değildir. Belirleyici olan, ailenin yaşam merkezinin fiilen orada olmasıdır.
- Miras henüz paylaşılmamış olmalı. Özgüleme bir paylaştırma işlemidir ve mirasçıların elbirliği halindeki ortaklığını sona erdirir (Yargıtay 14. HD, 13.11.2019, 2019/2085 E., 2019/7704 K.). Bu nedenle tapuda evi paylı mülkiyete çevirme ya da taksim sözleşmesi imzalama gibi işlemlerden önce bu hak değerlendirilmelidir.
Kanun iki istisna da öngörür (TMK m.652/3):
- Meslek bölümleri. Ölen eş evin bir bölümünde muayenehane, büro ya da atölye gibi bir meslek yürütüyorsa ve çocuklarından biri aynı mesleği orada sürdürecekse, eş o bölüm için bu hakkı kullanamaz.
- Tarım arazileri. Tarımsal taşınmazlara ilişkin özel miras hükümleri saklıdır. Köy evleri ve tarım arazisi üzerindeki konutlarda bu hükümler ayrıca incelenmelidir.
Evin ölen eşin evlilikten önce aldığı ya da ona miras kalan bir ev olması TMK m.652 bakımından sonucu değiştirmez. Bu durum yalnızca TMK m.240 yolunu etkiler; fark aşağıdaki tabloda anlatılmıştır.
Evin Aile Konutu Olduğu Nasıl İspatlanır?
İspat yükü talepte bulunan eştedir. Mahkeme, evin ölüm tarihinde ailenin yaşam merkezi olup olmadığına bakar. Uygulamada şu deliller birlikte değerlendirilir:
- Nüfus müdürlüğündeki yerleşim yeri kayıtları ve adres geçmişi
- Elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin kimde ve ne zamandan beri olduğu
- Muhtarlık yazısı, komşu ve akraba tanıkları
- Varsa tapudaki aile konutu şerhi (TMK m.194/3)
Nüfus kaydındaki adres tek başına belirleyici değildir. Yargıtay, eşlerin yılın bir kısmını başka ildeki evde geçirmesinin asıl evi aile konutu olmaktan çıkarmayacağını kabul etmiştir. Aynı kararda 1980’lerden beri süren aboneliklere ve çocukların o evde büyüdüğüne dair tanık beyanlarına ağırlık verilmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.04.2024, 2023/5662 E., 2024/2723 K.).
Aile konutu şerhi yoksa hak kaybolmaz. TMK m.652 tapuda şerh bulunması şartı aramaz. Şerhin evlilik sürerken sağladığı koruma için aile konutu şerhi sayfamıza bakabilirsiniz.
Evin aile konutu niteliği tartışmalıysa aile mahkemesinde ayrıca aile konutu tespiti davası açılabilir. Yargıtay, sağ kalan eşin TMK m.652 hakkını kullanabilmek için bu tespiti istemekte hukuki yararı bulunduğunu kabul eder (aynı karar). Sulh hukuk mahkemesi tespit için süre verirse bu süreye uyulmalıdır. Süresinde açılan tespit davasının sonucu beklenmeden özgüleme talebinin reddedilmesi bozma sebebidir (Yargıtay 14. HD, 09.09.2020, 2016/16396 E., 2020/4767 K.).
Bedel Nasıl Hesaplanır? Rakamlı Örnekler
Mahkeme önce terekenin tamamının değerini, sonra her mirasçının payının parasal karşılığını belirler. Evin değeri eşin payı içinde kalıyorsa ev doğrudan eşe verilir; payı aşıyorsa eş aradaki farkı mahkeme veznesine yatırır ve tescil bundan sonra yapılır (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.). Değerler karar tarihine en yakın tarih esas alınarak bilirkişiye belirletilir.
Eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir (TMK m.499):
| Eşin birlikte mirasçı olduğu kişiler | Eşin payı |
|---|---|
| Çocuklar ve torunlar (altsoy) | 1/4 (TMK m.499/1) |
| Ölen eşin anne ve babası ya da onların altsoyu | 1/2 (TMK m.499/2) |
| Büyükanne, büyükbaba ve onların çocukları | 3/4 (TMK m.499/3) |
| Bunların hiçbiri yoksa | Mirasın tamamı (TMK m.499/3) |
Örnek 1: Terekede başka mal da var. Tereke 12.000.000 TL’dir: 4.000.000 TL’lik ev, 6.000.000 TL’lik arsa ve 2.000.000 TL banka mevduatı. Mirasçılar eş ve iki çocuktur.
- Eşin payı 1/4, yani 3.000.000 TL’dir.
- Ev 4.000.000 TL olduğundan eş, 1.000.000 TL farkı yatırır; her çocuğa 500.000 TL düşer.
- Kalan 8.000.000 TL’lik arsa ve mevduat çocuklar arasında paylaşılır.
- Sonuçta her çocuk 4.500.000 TL değerinde pay alır; bu, yasal payları olan 3/8’e tam olarak denk gelir.
Örnek 2: Terekede yalnızca ev var. Tereke 4.000.000 TL’lik evden ibarettir; mirasçılar yine eş ve iki çocuktur.
- Eşin payı 1.000.000 TL’dir.
- Mülkiyet için eşin 3.000.000 TL fark ödemesi gerekir; her çocuğa 1.500.000 TL.
- Bu tutarı karşılayamayan eş için intifa ya da oturma hakkı daha gerçekçi bir yoldur.
Rakamlar yalnızca anlatım içindir. Gerçek dosyada tereke borçları, başka mirasçılar ve vasiyetname gibi unsurlar hesabı değiştirir.
Mülkiyet mi, İntifa mı, Oturma Hakkı mı?
Kural, eşe mülkiyet hakkı tanınmasıdır. Haklı sebep varsa mahkeme mülkiyet yerine intifa ya da oturma hakkına karar verebilir. Bu talebi yalnızca eş değil, ölen eşin diğer yasal mirasçılarından biri de ileri sürebilir (TMK m.652/2).
Yargıtay, haklı sebebin her dosyada ayrı değerlendirileceğini belirterek şu ölçütleri sayar (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.):
- Evin değeri ve mülkiyet, intifa ya da oturma hakkının bu değere etkisi
- Ölen eşle sağ kalan eşin mirasçılarının aynı kişiler olup olmadığı
- Sağ kalan eşin yaşı ve diğer mirasçılarla kişisel ilişkileri
- Eşin mali gücünün evin ve eşyanın değerini karşılayıp karşılamadığı
- Eşin adına kayıtlı başka taşınmaz bulunup bulunmadığı
- Sağ kalan eşin altsoyunun olmaması
Sağ kalan eş açısından: Farkı ödeyecek gücü olmayan ya da ileri yaştaki eş için intifa veya oturma hakkı, evde ömür boyu kalmayı güvenceye alan yoldur. Bu haklar mülkiyetten daha düşük değerlendiği için miras payı çoğu zaman bunları karşılar.
Çocuklar açısından: Özellikle ikinci evliliklerde üvey çocuklar, ev eşe mülkiyet olarak geçerse eşin ölümünden sonra onun kendi mirasçılarına kalacağından endişe eder. Bu durumda mülkiyet yerine intifa ya da oturma hakkı istemek dengeli bir çözümdür: eş evde yaşamayı sürdürür, mülkiyet çocuklarda kalır ve eşin ölümüyle hak sona erer.
İntifa ile oturma hakkı arasındaki fark pratikte önemlidir. İntifa sahibi evi kiraya verip geliri alabilir (TMK m.806). Oturma hakkı ise yalnızca eşin kendisinin oturmasını sağlar; başkasına devredilemez (TMK m.823). Eşin ileride bakımevine ya da çocuğunun yanına taşınma ihtimali varsa intifa daha esnek bir seçenektir.
Çocuklar Evi Satmak İçin Ortaklığın Giderilmesi Davası Açarsa Ne Olur?
Özgüleme talebi, ortaklığın giderilmesi davasının sonucunu doğrudan belirler. Ev eşe özgülenirse ortada paylaştırılacak ortak mal kalmaz ve satış davası reddedilir. Yargıtay, eşin açtığı özgüleme davasını ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele sayar ve bu davanın sonucu beklenmeden satışa karar verilmesini bozma sebebi kabul eder (Yargıtay 14. HD, 25.10.2016, 2015/4925 E., 2016/8689 K.).
Eşin izleyebileceği yol sırasıyla şöyledir:
- Ortaklığın giderilmesi davasına verilecek ilk cevapta evin aile konutu olduğu ve TMK m.652 hakkının kullanılacağı bildirilir.
- Özgüleme talebi aynı dosyada karşı dava olarak ya da ayrı bir dava olarak ileri sürülür. Karşı dava yoluyla ileri sürülen talebin eksik incelemeyle reddi de bozma sebebidir (Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.).
- Ayrı dava açıldıysa ortaklığın giderilmesi dosyasında bu davanın bekletici mesele yapılması istenir (HMK m.165).
- Mahkeme belge ya da dava açmak için kesin süre verirse süre kaçırılmamalıdır.
Eşin kendisinin satış talepli ortaklığın giderilmesi davası açması, evi kendisine istemesiyle çelişen bir tutumdur. Evin kendisinde kalmasını isteyen eş, önce özgüleme yolunu değerlendirmelidir.
Özgüleme istenmezse ya da reddedilirse ev satılır. 31.07.2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la İİK m.114’e eklenen hüküm burada eşe ikinci bir şans verir. Tüm malikler taşınmazı miras yoluyla edinmişse ve aralarında mirasçı olmayan bir paydaş yoksa, birinci artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılır. Bu artırmada teklifin muhammen kıymetin yüzde yüzünü ve masrafları geçmesi gerekir; usul bir defaya mahsus uygulanır. Sağ kalan eş de mirasçı olduğu için bu artırmaya katılabilir. Ayrıntılar ortaklığın giderilmesinde mirasçılara öncelik yazımızda; davanın genel işleyişi ise ortaklığın giderilmesi davası rehberimizde anlatılmıştır.
Evde Oturan Eş Diğer Mirasçılara Kira (Ecrimisil) Öder mi?
Kural olarak hayır; ama bu durum diğer mirasçılar evden yararlanmak istediğini bildirdiği anda değişir. Mirasçılar ortak maldan yararlanan paydaştan, onu yararlanmadan men etmedikçe ecrimisil isteyemez. Men, genellikle noter ihtarnamesiyle yapılır.
Özgüleme davası açılmış olması bu riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını 2024’te İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin yaklaşımı doğrultusunda giderdi: Özgüleme kararı geçmişe değil, geleceğe etkilidir. Bu yüzden sağ kalan eş, diğer mirasçıların rızasının kalktığı tarihten özgüleme kararının kesinleşmesine kadar geçen süre için ecrimisil ödemekle yükümlüdür (Yargıtay 7. HD, 16.10.2024, 2022/1332 E., 2024/4564 K.).
Bu kararla birlikte zamanlama para demektir:
- Sağ kalan eş için: Özgüleme talebini geciktirmemek gerekir. İhtarname geldikten sonra geçen her ay, dava kesinleşene kadar diğer mirasçıların payları oranında ecrimisil borcu doğurabilir.
- Diğer mirasçılar için: Ecrimisil isteyebilmek için önce evden yararlanma isteğini yazılı olarak bildirmek gerekir. Ecrimisil talepleri dava tarihinden geriye doğru beş yıllık zamanaşımına tabidir.
Ecrimisilin nasıl hesaplandığı ve hangi durumlarda istenebildiği ecrimisil davası yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
TMK m.240 ile TMK m.652 Arasındaki Fark
Sağ kalan eşin evle ilgili iki ayrı dayanağı vardır: biri mal rejiminden (TMK m.240), diğeri miras hukukundan (TMK m.652) doğar. İkisi farklı mahkemelerde, farklı koşullarla ileri sürülür.
| Ölçüt | TMK m.652 (miras) | TMK m.240 (mal rejimi) |
|---|---|---|
| Neye mahsup edilir | Eşin miras payına | Eşin katılma alacağına |
| Mal rejimi şartı | Mal rejimi ne olursa olsun uygulanır | Edinilmiş mallara katılma rejimi ve katılma alacağı bulunmalı |
| Öncelikli hak | Mülkiyet Haklı sebeple intifa veya oturma hakkı | İntifa veya oturma Haklı sebeple mülkiyet |
| Alacak ya da pay yetmezse | Fark diğer mirasçılara ödenir | Bedel eklenir |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk mahkemesi (HMK m.4/1-b) | Aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m.4) |
İki yol birbirini dışlamaz. Ev evlilik içinde ölen eşin kazancıyla alınmışsa eş önce mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağını, sonra miras paylaşımında miras payını kullanabilir. Ev ölen eşin evlilikten önce aldığı ya da ona miras kalan kişisel malıysa TMK m.240 yolu kapanabilir; TMK m.652 ise açık kalır. Mal rejimi tarafı için ölen eşin katılma alacağı yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi Mahkemeye, Nasıl Başvurulur?
Özgüleme talebinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yargıtay, özgülemenin paylaştırma niteliğinde olduğunu ve bu nedenle HMK m.4/1-b uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiğini kabul eder (Yargıtay 14. HD, 13.11.2019, 2019/2085 E., 2019/7704 K.). Yetkili mahkeme, paylaştırma davalarında olduğu gibi ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.11/1-a). Çoğu dosyada bu yer, aile konutunun bulunduğu yerle aynıdır.
Süreç genellikle şu adımlarla ilerler:
- Belgeleri toplayın. Mirasçılık belgesi, tapu kaydı, yerleşim yeri geçmişi, abonelik kayıtları ve terekedeki diğer malların (banka hesapları, araçlar, başka taşınmazlar) dökümü gerekir.
- Arabulucuya başvurun. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B-1-b). Taraflar anlaşırsa, icra edilebilirlik şerhi alınmış anlaşma belgesiyle tapuda resmi senet düzenlenmeden tescil istenebilir (m.18/B-5).
- Aile konutu niteliği tartışmalıysa aile mahkemesinde tespit davası açılır ya da mahkemenin verdiği süre içinde bu yola gidilir.
- Dava açın ve tedbir isteyin. Dava sürerken evin üçüncü kişilere devrini önlemek için tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulması istenebilir.
- Bilirkişi değerlemesi ve depo. Mahkeme ev ile terekenin değerini belirletir. Ev eşin payını aşıyorsa farkın yatırılması için süre verir.
- Tescil. Karar kesinleşince ev eş adına tescil edilir ya da tapuya intifa veya oturma hakkı işlenir.
Kanunda bu talep için özel bir süre öngörülmemiştir. Ancak hak miras paylaşılmadan kullanılabilir ve ecrimisil riski bekledikçe büyür. Bu iki nedenle eşin ölümünden sonraki ilk aylarda harekete geçmek en güvenli yoldur. Paylaşım sürecinin bütünü için miras paylaşımı sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eşim öldü, çocuklar beni evden çıkarabilir mi?
Ev mirasçıların ortak mülkiyetinde olduğu sürece çocuklar sizi kural olarak tek başına evden çıkaramaz. Evi satmak için ortaklığın giderilmesi davası açmaları gerekir. Bu davada TMK m.652 talebinizi ileri sürerseniz önce sizin talebiniz karara bağlanır.
Ev eşimin evlilikten önce aldığı bir evse bu hak yine var mı?
Evet. TMK m.652 mal rejiminden bağımsızdır; evin ne zaman ve nasıl edinildiği önemli değildir. Yeter ki ev terekede olsun ve birlikte yaşadığınız konut olsun.
Miras payım evin değerini karşılamıyorsa ne olur?
Aradaki farkı diğer mirasçılara ödeyerek evin mülkiyetini alabilirsiniz. Farkı ödeyemiyorsanız intifa ya da oturma hakkı istemek daha gerçekçi bir yoldur.
Çocuklar mülkiyet yerine yalnızca oturma hakkı verilmesini isteyebilir mi?
Evet. Haklı sebep varsa ölen eşin yasal mirasçılarından biri de mülkiyet yerine intifa ya da oturma hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m.652/2). Mahkeme eşin yaşını, mali durumunu ve aile ilişkilerini birlikte değerlendirir.
Evde oturduğum için diğer mirasçılara kira öder miyim?
Sizi evden yararlanmaktan men etmedikçe ödemezsiniz. Men edildikten sonra özgüleme kararı kesinleşene kadar ecrimisil isteyebilirler (Yargıtay 7. HD, 16.10.2024, 2022/1332 E., 2024/4564 K.).
Mirası reddedersem bu hakkı kullanabilir miyim?
Hayır. Hak miras payına mahsuben kullanılır; mirası reddeden eşin payı kalmaz. Mirasın borçlu olması nedeniyle reddi düşünüyorsanız bu sonucu da hesaba katın.
Boşanma davası sürerken eşim öldüyse bu hakkım devam eder mi?
Ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sizin kusurunuzu ispat ederse mirasçı olamazsınız (TMK m.181/2). Bu durumda TMK m.652 hakkı da ortadan kalkar. Davaya devam edilmezse mirasçılığınız sürer.
Bu talep için bir süre var mı?
Kanunda özel bir süre yoktur, ancak talep miras paylaşılmadan ileri sürülmelidir. Tapuda paylı mülkiyete geçiş, taksim sözleşmesi ya da ortaklığın giderilmesi kararları hakkı kullanılamaz hale getirebilir.
Sonuç
TMK m.652, eşini kaybeden kişinin yaşadığı evden koparılmamasını sağlayan güçlü bir güvencedir. Hak mal rejiminden bağımsızdır; ancak bedelsiz değildir ve miras paylaşılmadan kullanılmalıdır.
Sonucu belirleyen konular teknik ayrıntılardadır: aile konutu niteliğinin ispatı, terekenin doğru değerlenmesi, mülkiyet ile intifa arasındaki tercih ve talebin zamanında ileri sürülmesi. Özellikle ortaklığın giderilmesi davası açılmışsa ya da ecrimisil ihtarnamesi geldiyse süreç hızla ilerler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurunuz. Miras hukukuna ilişkin diğer konular için İzmir miras avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Dayanaklar ve Kaynakça
Mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.181, 194, 240, 499, 652, 794, 797, 806, 823; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4, 11, 165; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B; 7589 sayılı Kanun m.1 (İİK m.114).
Kararlar: Yargıtay 14. HD, 25.10.2016, 2015/4925 E., 2016/8689 K.; Yargıtay 14. HD, 13.11.2019, 2019/2085 E., 2019/7704 K.; Yargıtay 14. HD, 10.02.2020, 2016/13748 E., 2020/1526 K.; Yargıtay 14. HD, 09.09.2020, 2016/16396 E., 2020/4767 K.; Yargıtay 2. HD, 22.04.2024, 2023/5662 E., 2024/2723 K.; Yargıtay 7. HD, 16.10.2024, 2022/1332 E., 2024/4564 K.