Satın Alınan Evde Gizli Ayıp: Haklarınız ve 5 Yıllık Süre

Satın alınan evde gizli ayıp: köşesinde nem izi olan beyaz alçı duvar parçası ve pirinç ev anahtarı

Kısaca

Satın alınan evde gizli ayıp; satış sırasında olağan bir incelemeyle görülemeyen, sonradan ortaya çıkan rutubet, su sızıntısı, yalıtım eksikliği, kaçak kat ya da yapı kullanma izni (iskan) sorunu gibi kusurlardır ve satıcının ayıptan sorumluluğunu doğurabilir. Satıcı bu ayıpları bilmese bile sorumludur (TBK m. 219). Gizli ayıp, fark edildiği anda hemen satıcıya bildirilmelidir (TBK m. 223). Yapının ayıbından doğan davalar, mülkiyetin alıcıya geçtiği tarihten itibaren beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 244/3); TBK m. 231’deki iki yıllık genel süre, yapı ayıplarında yerini bu özel süreye bırakır.

Alıcı; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım ya da imkan varsa ayıpsız benzeriyle değişim haklarından birini seçebilir ve ayrıca tazminat isteyebilir (TBK m. 227). Evi bir müteahhitten ya da konut satışını ticari veya mesleki amaçla yapan bir satıcıdan aldıysanız Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır: süre teslimden itibaren beş yıldır, ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz ve dava açmadan önce kural olarak arabulucuya başvurmak gerekir (TKHK m. 12 ve 73/A).


Ev satın almak çoğu aile için en büyük harcamalardan biridir ve satın alma sırasında her kusuru görmek mümkün değildir. Yaz sonunda gezilen bir dairede nem izi görünmeyebilir, yeni yapılmış bir boya duvar içindeki sızıntıyı saklayabilir, tapuda sorunsuz görünen bir bağımsız bölümün bir kısmı ruhsata aykırı olabilir. Bu yazıda, satın alınan evde gizli ayıp ortaya çıktığında alıcının hangi haklara sahip olduğunu, bildirimin ne zaman ve nasıl yapılacağını, hangi sürelerin uygulandığını ve evi bir bireyden ya da müteahhitten almanın sonucu nasıl değiştirdiğini Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.

Satın alınan evde gizli ayıp nedir?

Ayıp, satılanın sözleşmede kararlaştırılan ya da alıcının haklı olarak beklediği niteliklere sahip olmamasıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 219’a göre satıcı, alıcıya herhangi bir şekilde bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından ve satılanın kullanım amacı bakımından değerini ya da alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan sorumludur. Satıcı bu ayıpları bilmese bile sorumluluğu devam eder.

Kanun, ayıpları alıcının ne zaman fark edebileceğine göre ikiye ayırır. Açık ayıp, olağan bir gözden geçirmeyle görülebilen kusurdur; kırık bir pencere, eksik bir oda ya da gözle görülür bir çatlak bu türdendir. Gizli ayıp ise olağan bir incelemeyle ortaya çıkarılamayan, ancak zamanla ya da teknik bir incelemeyle anlaşılan kusurdur. Duvar içindeki tesisat kaçağı, yeni boyanın altında kalan nem ve ilk yağmurla ortaya çıkan su alma gizli ayıbın tipik örnekleridir.

Bir ayıbın açık mı gizli mi olduğu belirlenirken teknik bilgisi olan birinin değil, ortalama bir alıcının bilgi ve dikkati esas alınır (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.). Satıcı, sözleşme kurulurken alıcının bildiği ayıplardan sorumlu değildir; alıcının yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan ise ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur (TBK m. 222).

Maddi, hukuki ve ekonomik ayıp örnekleri

  • Maddi ayıp: rutubet ve küf, çatı akıntısı, su sızıntısı, temel ve bodrum yalıtımının yapılmamış olması, tesisat kaçağı, taşıyıcı sistemdeki kusurlar.
  • Hukuki ayıp: satılan bölümün ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılmış olması, yapı kullanma izninin bulunmaması, satılanın kullanımını hukuken sınırlayan ve alıcıya açıklanmayan durumlar.
  • Ekonomik ayıp: satıcının bildirdiği kullanım imkanının ya da getirinin gerçekte bulunmaması gibi, satılanın beklenen ekonomik değerini düşüren eksiklikler.

Evi kimden aldınız? Bireyden ve müteahhitten alımda farklar

Satın alınan evde gizli ayıp ortaya çıktığında ilk soru, evin kimden alındığıdır. Evi, satışı ticari ya da mesleki amaçla yapmayan bir kişiden, örneğin oturduğu daireyi satan bir aileden aldıysanız Türk Borçlar Kanunu’nun satış hükümleri uygulanır. Evi bir inşaat şirketinden, müteahhitten ya da konut satışını ticari veya mesleki amaçla yapan bir satıcıdan aldıysanız işlem tüketici işlemidir ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun devreye girer. Yargıtay, kat karşılığı inşaatta arsa sahibine düşen daireleri doğrudan arsa sahibinden satın alan alıcıların taleplerini TBK m. 219 ve devamı hükümlerine göre değerlendirmiştir (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.).

Konu Bireyden alım (TBK) Müteahhitten ya da profesyonel satıcıdan alım (TKHK)
Uygulanacak hükümler TBK m. 219 ile 231 arası ve m. 244 TKHK m. 8 ile 12 arası; hüküm bulunmayan hallerde TBK
Zamanaşımı Mülkiyetin geçmesinden itibaren 5 yıl; satıcının ağır kusurunda 20 yıl Teslimden itibaren 5 yıl; ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz
İkinci el konut Aynı kurallar geçerlidir Satıcının sorumluluğu sözleşmeyle 3 yıldan kısa tutulamaz
İspat Ayıbın teslimde var olduğunu alıcı ispatlar Teslimden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslimde var olduğu kabul edilir
Görevli yer Asliye hukuk mahkemesi Tüketici mahkemesi; parasal sınırın altında tüketici hakem heyeti
Dava öncesi arabuluculuk Dava şartı değildir Tüketici mahkemesindeki davalarda dava şartıdır
Onarım ya da değişim süresi Kanunda özel bir süre yoktur Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda en geç 60 iş günü

Bu ayrım yalnızca süreleri değil, davanın hangi mahkemede açılacağını ve davadan önce hangi adımın atılacağını da belirler. Yanlış mahkemede açılan bir dava görevsizlik kararıyla zaman kaybına yol açabilir.

Rutubet, su sızıntısı ve yalıtım sorunları

Satın alınan evde gizli ayıp denildiğinde ilk akla gelen sorunlar suyla ilgilidir. Rutubet, küf, çatı akıntısı, bodrumun su alması ve tesisat kaçakları; satış yaz aylarında yapıldığında, duvarlar yeni boyandığında ya da lekeler eşyayla örtüldüğünde satın alma sırasında görülemeyebilir ve ilk yağmurlarla ortaya çıkar.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin incelediği bir olayda, alıcının anlatımına göre bodrumlu bir dubleks ev yaz sonunda, boya ve badanası yeni yapılmış halde satın alınmış; yağışların başlamasıyla bodrum kat su almış ve evin bu bölümü kullanılamaz hale gelmişti. Alıcı önce sulh hukuk mahkemesi aracılığıyla delil tespiti yaptırmış, ardından noter ihtarnamesiyle onarım bedelini satıcıdan istemişti. Onarım bedelinin satıcıdan tahsiline hükmeden karar Yargıtay tarafından onanmış; hüküm yalnızca tespit ve ihtarname masraflarının yargılama gideri olarak gösterilmesi yönünden düzeltilmiştir (Yargıtay 13. HD, 2016/28041 E. 2019/9877 K.).

Sorun yalnızca sizin bağımsız bölümünüzden değil, binanın çatısı, temel yalıtımı ya da drenajı gibi ortak yerlerinden kaynaklanıyorsa, satıcıya karşı haklarınızın yanında kat malikleri ile yöneticinin ortak yerlerin onarımına ilişkin yükümlülükleri de gündeme gelir. Bu konuda ortak alanlardaki ayıplar ve kat mülkiyeti uyuşmazlıkları sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Kaçak kat, iskan eksikliği ve projeye aykırılık

Ayıp yalnızca fiziksel bir kusur değildir. Satılan bağımsız bölümün ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılmış olması, yapı kullanma izninin (iskan) bulunmaması ya da bölümün onaylı projeye aykırı olarak genişletilmiş olması, satılanın hukuki durumunu etkilediği için hukuki ayıp olarak değerlendirilebilir (TBK m. 219). İmar mevzuatına aykırı yapılar için idari para cezası ve yıkım gündeme gelebildiğinden (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32 ve 42), bu tür bir ayıp evin değerini ve kullanımını doğrudan etkiler.

Satıcı satış sırasında “iskanı var”, “kat mülkiyetine geçildi” ya da “çatı katı ruhsatlı” gibi bir beyanda bulunduysa, bildirdiği niteliğin gerçekte bulunmamasından ayrıca sorumludur. Bu nedenle ilan metinlerini, yazışmaları ve satış öncesinde verilen belgeleri saklamak önemlidir.

Burada önemli bir uyarı vardır: Alıcı ayıbı satış sırasında biliyorsa satıcı bu ayıptan sorumlu tutulamaz (TBK m. 222; tüketici işlemlerinde TKHK m. 10/2). Örneğin konut kredisi için hazırlanan ekspertiz raporunda bölümün projeye aykırı olarak genişletildiği açıkça yazıyorsa ve alıcı bu raporu tapudan önce görmüşse, Yargıtay alıcının ayıbı bildiğini kabul edebilmektedir. Kredi ekspertiz raporunu imzadan önce dikkatle okumak bu yüzden önemlidir.

Gizli ayıp fark edildiğinde ilk adımlar

Gizli ayıp ortaya çıktığında atılan ilk adımlar, ileride açılacak davanın sonucunu belirleyebilir. Temel kural, ayıbın izini kaybettirmeden belgelemek ve satıcıya hemen bildirmektir.

Gizli ayıp fark edildiğinde 5 adım: belgeleme, satıcıyı belirleme, noter bildirimi, delil tespiti ve süre takibi
Gizli ayıp fark edildiğinde izlenecek beş adım.

Belgeleme

Ayıbın göründüğü yerleri tarihli fotoğraf ve videoyla kaydedin; nem ölçümü, tesisatçı ya da yalıtım firmasının tespit raporu ve su faturası gibi belgeleri saklayın. Onarım yaptırmadan önce ayıbın tespit ettirilmesi gerekir; onarımdan sonra ayıbın varlığını ve kapsamını ispat etmek güçleşir.

Satıcıya yazılı bildirim

Kanun ayıp bildirimini belirli bir şekle bağlamamıştır; ancak bildirimin yapıldığını ve tarihini ispat edebilmek için noter aracılığıyla ihtarname göndermek en güvenli yoldur. İhtarnamede ayıbın ne olduğu, ne zaman ve nasıl fark edildiği, seçimlik hakların saklı tutulduğu ve varsa tespit sonucu açıkça yazılmalıdır.

Delil tespiti

Delil tespiti, ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın, delil kaybolmadan keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespit ettirilmesidir (HMK m. 400). Rutubet, sızıntı ya da yalıtım eksikliği gibi zamanla değişebilen ya da onarım zorunluluğu nedeniyle ortadan kalkacak ayıplarda delil tespiti özellikle önemlidir. Tespit dosyası sonradan açılan asıl davanın eki sayılır; tespit ve ihtarname masrafları yargılama giderleri arasında değerlendirilir (Yargıtay 13. HD, 2016/28041 E. 2019/9877 K.).

Gizli ayıp ihbar süresi: “hemen bildirim” ne demek?

Alıcı, devraldığı satılanı işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan bir ayıp, yani gizli ayıp sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TBK m. 223).

Yargıtay “hemen” ifadesini, gizli ayıp ortaya çıktıktan sonra dürüstlük kuralına uygun en kısa süre olarak yorumlamaktadır (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.). Bu sürenin başlangıcı satış tarihi değil, ayıbın öğrenildiği andır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bir kararında alıcı, satın aldığı dükkanda tesisat kaçağı olduğunu aylar sonra gelen yüksek tutarlı su faturasıyla öğrenmiş ve durumu satıcıya bildirmişti. İlk derece mahkemesi, alıcının taşınmazı beş ay boyunca açmadığını ve gerekli özeni göstermediğini belirterek davayı reddetmişti. Yargıtay, ayıbın faturanın tebliğiyle öğrenildiğini ve süresinde bildirildiğini kabul ederek kararı alıcı yararına bozdu (Yargıtay 13. HD, 2016/17257 E. 2019/6495 K.).

Satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Aynı kural, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de geçerlidir (TBK m. 225). Yine de bildirimi geciktirmek, davanın bu nedenle reddedilmesi riskini doğurur; ayıbı fark ettiğiniz anda harekete geçmek en güvenli yoldur.

Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun ayrı bir bildirim süresi öngörmez. Buna rağmen ayıbın öğrenilir öğrenilmez yazılı olarak bildirilmesi, olası tartışmaları baştan önler.

Gizli ayıp davasında zamanaşımı: 5 yıl, ağır kusurda 20 yıl

Uygulamada sık karıştırılan bir nokta, her ayıp için iki yıllık sürenin esas alınmasıdır. TBK m. 231’e göre satılanın ayıbından doğan davalar, kural olarak satılanın alıcıya devrinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Ancak taşınmaz satışında özel bir kural vardır: Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 244/3).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bağımsız bölümleri satın alan alıcıların davasını TBK m. 231’deki iki yıllık süreye dayanarak reddeden ilk derece mahkemesi kararını, TBK m. 244/3’ün gözetilmediğini de belirterek alıcılar yararına bozmuştur (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.).

Taşınmaz mülkiyeti tapu siciline tescille kazanıldığı için (TMK m. 705) beş yıllık süre kural olarak tapudaki satış tarihinden başlar. Bu süre ile yukarıda anlatılan bildirim yükümlülüğü birbirinden bağımsızdır: Dava beş yıl içinde açılmış olsa bile gizli ayıp öğrenildikten sonra hemen bildirilmemişse hak kaybı yaşanabilir.

Gizli ayıpta süreler: tapuda satış, ayıbın fark edilmesi, hemen bildirim ve 5 yıllık dava süresi
Bireyden satın alınan konutta gizli ayıp için bildirim ve zamanaşımı süreleri.

Tüketici işlemlerinde konut için zamanaşımı, taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır; ayıp ağır kusur ya da hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (TKHK m. 12). Dava şartı arabuluculuk sürecinde ise arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur (HUAK m. 18/A).

Satıcı ayıbı biliyor ve gizlediyse

Satıcının ayıbı bilmemesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak ayıbı bilerek gizlemesi ya da ağır kusurlu olması alıcının durumunu önemli ölçüde güçlendirir. Ağır kusurlu satıcı bakımından:

  • ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 221);
  • satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediği savunmasına dayanamaz (TBK m. 225);
  • yapı ayıplarında zamanaşımı yirmi yıla çıkar (TBK m. 244/3).

Nemli bir duvarın satıştan hemen önce boyatılması, sızıntı izlerinin eşya ya da kaplamayla kapatılması ya da alıcının sorusuna gerçeğe aykırı cevap verilmesi, satıcının ayıbı bildiğini gösteren olgular olarak ileri sürülebilir. Komşu beyanları, eski ilan fotoğrafları, satıcıyla yapılan yazışmalar ve önceki onarım faturaları bu noktada önemli delillerdir.

Tapudaki “gördüm, beğendim” kaydı hakkınızı ortadan kaldırır mı?

Satış sözleşmelerinde sık görülen “taşınmazı gördüm, beğendim” ya da “olduğu gibi satın aldım” ifadeleri, alıcının satış sırasında görebildiği durumu kabul ettiğini gösterir. Gizli ayıp ise tanımı gereği olağan bir incelemeyle görülemeyen ayıptır. Bu tür genel bir kaydın, görülemeyen ayıplardan satıcıyı kurtaran açık bir sorumsuzluk anlaşması sayılıp sayılmayacağı sözleşmenin metnine ve somut olaya göre değerlendirilir. Açık bir sorumsuzluk anlaşması bulunsa bile, satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse bu anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 221).

Emlakçının sorumluluğu

Emlakçı satıcı değildir; bu nedenle ayıptan satıcı gibi sorumlu tutulmaz ve seçimlik haklar ona karşı kullanılamaz. Bununla birlikte simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalet hükümleri uygulanır ve emlakçı, aracılık ettiği kişiye karşı sadakat ve özenle hareket etmekle yükümlüdür (TBK m. 520). Bildiği bir ayıbı saklaması ya da gerçeğe aykırı bilgi vermesi, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle ayrıca sorumluluğunu gündeme getirebilir. Ayrıntılar için emlak komisyon sözleşmesi ve emlakçının sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

Alıcının hakları: dönme, bedel indirimi, onarım ve tazminat

Satıcının gizli ayıp nedeniyle sorumlu olduğu hallerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir (TBK m. 227; tüketici işlemlerinde TKHK m. 11):

  1. Sözleşmeden dönme: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek satıştan dönmek.
  2. Bedel indirimi: Evi alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim istemek.
  3. Ücretsiz onarım: Aşırı bir masraf gerektirmiyorsa, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ayıbın giderilmesini istemek.
  4. Değişim: İmkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini istemek. Belirli bir konutun satışında bu hak çoğu zaman uygulanamaz.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı her durumda saklıdır. Gizli ayıp nedeniyle eşyaya gelen zarar ya da evin kullanılamadığı dönemde katlanılan kira gideri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Sözleşmeden dönme

Sözleşmeden dönen alıcı, evi elde ettiği yararlarla birlikte geri verir; buna karşılık ödediği satış bedelinin faiziyle iadesini, yargılama giderleri ile satılan için yaptığı giderlerin ödenmesini ve ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebilir. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür (TBK m. 229). Taşınmazda dönme, bedelin iadesiyle birlikte tapunun satıcıya geri devrini de gerektirir.

Hakim, durum dönmeyi haklı göstermiyorsa satılanın onarılmasına ya da bedelin indirilmesine karar verebilir. Buna karşılık ayıp nedeniyle evin değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakınsa alıcı yalnızca dönme veya değişim haklarından birini kullanabilir (TBK m. 227).

Bedel indirimi nasıl hesaplanır?

Gizli ayıp nedeniyle yapılacak indirim, Yargıtay uygulamasında nispi metot denilen yöntemle hesaplanır. Önce evin ayıpsız halindeki değeri ile ayıplı halindeki değeri bilirkişi aracılığıyla belirlenir; bu iki değer arasındaki oran bulunur ve aynı oran satış bedeline uygulanır (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.).

Örneğin satış bedeli 4.000.000 TL olan bir dairenin ayıpsız değeri 4.400.000 TL, ayıplı değeri 3.960.000 TL olarak belirlenmişse, değer kaybı oranı yüzde 10’dur (440.000 / 4.400.000). İndirim tutarı da satış bedelinin yüzde 10’u, yani 400.000 TL olur. Bu yöntem sayesinde, evi piyasa değerinin altında ya da üstünde almış olmanız indirim oranını değiştirmez. Rakamlar yalnızca yöntemi göstermek içindir.

Gizli ayıp nedeniyle bedel indirimi hesabı: nispi metot örneği, yüzde 10 değer kaybı ve 400.000 TL indirim
Nispi metotla bedel indirimi hesabı; rakamlar örnektir.

Tüketici işlemlerinde onarım ya da değişim talebinin, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda talebin yöneltilmesinden itibaren en geç altmış iş günü içinde yerine getirilmesi gerekir; yerine getirilmezse tüketici diğer seçimlik haklarını kullanabilir (TKHK m. 11/4).

Dava süreci: mahkeme, arabuluculuk ve talep miktarı

Evi bir bireyden aldıysanız dava asliye hukuk mahkemesinde, tüketici işlemi söz konusuysa tüketici mahkemesinde açılır. Tüketici işlemlerinde, her yıl güncellenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur (TKHK m. 68).

Tüketici mahkemesinde açılacak davalardan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar bu kuralın dışındadır (TKHK m. 73/A). Bireyler arasındaki konut satışından doğan gizli ayıp uyuşmazlıkları ise kanunda sayılan dava şartı arabuluculuk halleri arasında yer almaz; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.

Gizli ayıp nedeniyle istenecek bedel çoğu zaman bilirkişi incelemesinden önce kesin olarak bilinemez. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davası kaldırıldığından bu davalar artık kısmi dava olarak açılmakta ve talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilmektedir; artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Ayrıntılar için belirsiz alacak davasının kaldırılması yazımıza bakabilirsiniz.

Yargılamada mahkeme, genellikle inşaat mühendisi veya mimar ile gayrimenkul değerleme bilirkişisinden oluşan bir heyetle keşif yapar. Bilirkişi heyetinin her ayıp kalemi için açık ya da gizli ayıp ayrımını yapması, bildirimin süresinde olup olmadığının değerlendirilmesine elverişli tespitlerde bulunması ve indirimi nispi metotla hesaplaması gerekir (Yargıtay 3. HD, 2023/4441 E. 2024/2769 K.).

Ayıplı yapıyı yükleniciye yaptıran arsa sahibiyseniz uyuşmazlık satış değil eser sözleşmesi hükümlerine tabidir; bu durumda yüklenicinin ayıplı yapıdan sorumluluğu başlıklı yazımızdaki kurallar uygulanır.

Kontrol listesi

Gizli ayıp fark edildiğinde

  1. Ayıbı tarihli fotoğraf ve videoyla kaydedin; tespit yaptırmadan onarıma başlamayın.
  2. Satış sözleşmesini, tapu belgesini, ilan metnini, satıcı ve emlakçıyla yazışmaları bir araya getirin.
  3. Evi kimden aldığınızı belirleyin: bir birey mi, müteahhit ya da profesyonel satıcı mı?
  4. Ayıbı öğrenir öğrenmez satıcıya noter aracılığıyla yazılı bildirimde bulunun.
  5. Gerekirse sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti isteyin.
  6. Tapudaki satış tarihinden itibaren işleyen beş yıllık süreyi ve tüketici işlemlerindeki arabuluculuk şartını takvime işleyin.

Satın almadan önce

  • Belediyeden yapı ruhsatı, onaylı proje ve yapı kullanma izni bilgisini kontrol edin.
  • Tapu kaydında kat mülkiyeti mi kat irtifakı mı bulunduğunu inceleyin.
  • Mümkünse evi yağışlı bir dönemde ya da teknik bilgisi olan biriyle birlikte gezin.
  • Kredi ekspertiz raporunu imzadan önce okuyun.
  • Satıcının rutubet, sızıntı ve tadilat geçmişine ilişkin beyanlarını yazılı olarak alın.

Satın aldığınız evde ortaya çıkan bir sorunun gizli ayıp sayılıp sayılmadığı, hangi sürenin işlediği ve hangi hakkı kullanmanın dosyanıza uygun olduğu somut belgeler üzerinden değerlendirilmelidir. Hukuki destek için İzmir Gayrimenkul Avukatı ya da iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Aldığım evde rutubet çıktı, satıcıya dava açabilir miyim?

Rutubet satın alma sırasında olağan bir incelemeyle görülemiyorduysa gizli ayıp sayılabilir ve satıcı bunu bilmese bile sorumludur. Ayıbı fark eder etmez satıcıya yazılı bildirimde bulunmanız, gerekirse delil tespiti yaptırmanız ve süresi içinde dava açmanız gerekir.

Gizli ayıp ne kadar sürede bildirilmeli?

Kanun belirli bir gün sayısı öngörmez; gizli ayıp öğrenildikten sonra hemen, yani dürüstlük kuralına uygun en kısa sürede bildirilmelidir. Süre satış tarihinden değil, ayıbın öğrenildiği andan başlar.

Evi alalı iki yıldan fazla oldu, hakkım düştü mü?

Kural olarak hayır. Yapının ayıbından doğan davalar tapudaki satış tarihinden itibaren beş yıl, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yıl içinde açılabilir (TBK m. 244/3). Ancak ayıbı öğrendikten sonra hemen bildirmediyseniz hak kaybı yaşanabilir.

Tapuda “gördüm, beğendim” yazması hakkımı ortadan kaldırır mı?

Bu tür genel bir kayıt, alıcının görebildiği durumu kabul ettiğini gösterir; olağan incelemeyle görülemeyen gizli ayıplar bakımından sonucu sözleşmenin metnine ve somut olaya göre değerlendirilir. Satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse, sorumluluğu kaldıran anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

Emlakçı evdeki sorunu söylemediyse sorumlu mu?

Emlakçı satıcı olmadığı için ayıptan satıcı gibi sorumlu tutulmaz. Ancak aracılık sözleşmesinden doğan sadakat ve özen borcu nedeniyle, bildiği bir ayıbı saklaması ya da gerçeğe aykırı bilgi vermesi halinde sorumluluğu gündeme gelebilir.

İskanı olmayan ev satın aldım, ne yapabilirim?

Satıcı iskanın bulunduğunu bildirdiyse ya da bu durum size açıklanmadıysa, iskan eksikliği hukuki ayıp olarak değerlendirilebilir. Satış sırasında bu durumu biliyorsanız, örneğin kredi ekspertiz raporunda açıkça yazıyorsa, satıcının sorumluluğu gündeme gelmeyebilir.

Satışı iptal edip paramı geri alabilir miyim?

Ayıp önemliyse sözleşmeden dönerek evi iade edip bedelin faiziyle geri ödenmesini isteyebilirsiniz. Ancak hakim, durum dönmeyi haklı göstermiyorsa onarım ya da bedel indirimine karar verebilir.

Bedel indirimi nasıl hesaplanır?

Nispi metotla hesaplanır: Evin ayıpsız ve ayıplı değerleri bilirkişi aracılığıyla belirlenir, aradaki oran satış bedeline uygulanır. Örneğin değer kaybı yüzde 10 ise indirim de satış bedelinin yüzde 10’udur.